Televizyon izlerken yenilecek en güzel cips markası
Bu biraz televizyonda izlenilen yayına göre değişir aslında. Mesela dizi izlerken sade ya da ketçaplı Ruffles iyi gider. Film izliyorsanız baharatlı ya da alaturka Doritos, yanına da yoğurtlu bir sos hazırlarsın, oh mis gibi. Ama eğer işin ucunda futbol maçı varsa o zaman tek seçenek var; klasik Lays.
2020'de mutlaka izlenmesi gereken filmler
2020 film önerileri listesine başlamadan önce geçtiğimiz yılın filmlerinin beni oldukça hayal kırıklığına uğrattığını söylemek istiyorum. Çok fazla beklentimin olduğu filmler olmasına rağmen bu filmlerin çok azında aradığımı bulabildim. Bu sene çıkacak filmlerden ise geçen yıla göre daha umutlu olduğumu söyleyebilirim. Çünkü burada listeye yazmış olduğum 25 film dışında bir o kadar daha merak ettiğim film var. Kaldı ki listem ileriki aylarda elbet değişecektir ama şu haliyle bile bir sonraki filmin vizyon tarihinin gelmesini iple çekiyorum. Neyse çok fazla uzatmadan listeye geçeyim ama unutmayın, bazı filmlerin bu sene vizyona girmesi beklenirken vizyon tarihi henüz belli olmadığı için ertelenme durumları olabilir. (Bu listeyi oluşturmaya başlarken hiçbir film Corona etkisi yüzünden ertelenmemişti ama sanırım bugünlerde hiçbir film güvende değil).
2020 Film Önerileri
Birds of Prey: And the Fantabulous Emancipation of One Harley Quinn
Vizyon Tarihi: 7 Şubat 2020
Şu sıralar gişede kısmen zor durumda olan Harley Quinn filmi duyurulduğu günden beri merakla beklediğim bir filmdi. Listedeki birçok filmin aksine özel bir nedeni yoktu belki filmi beklememin ama filmin beni birkaç saatliğine eğlendireceğini düşünüyordum. Açıkçası filmi izlerken de oldukça keyif aldım ve özellikle aksiyon sahnelerine hayran kaldım. Henüz filmi izlemediyseniz bence mutlaka bir şans vermelisiniz.
Wendy
Vizyon Tarihi: 28 Şubat 2020
(Türkiye için vizyon tarihi belli değil. Sadece festivallerde gösterilme ihtimali yüksek.)
Beasts of the Southern Wild filmiyle eleştirmenlerden oldukça olumlu yorumlar alan Benh Zeitlin, sekiz yıllık aranın ardından Wendy filmi ile karşımıza çıkıyor. Peter Pan hikayesini kendi vizyonuna göre tasarlayan yönetmen oldukça neşeli ve masalsı bir film çıkarmış gibi.
Tenet
Vizyon Tarihi: 17 Temmuz 2020
Hollywood’da bir yönetmen için şüphesiz en büyük ödül Oscar’dır. Christopher Nolan henüz hiç Oscar kazanamamış da olsa bugün Hollywood’un en başarılı yönetmeni kim diye sorsalar sanırım onun adını söylerdim. Filmlerini çekerken kullandığı çılgın teknikler bir yana doğrusal olmayan kurguda filmler çekerek izleyiciye her filminde yeni ve farklı bir deneyim sunduğunu söylemek yanlış olmaz. Nolan yeni filmi Tenet’ta ise bu tekniği daha ne kadar ileriye taşıyabilirim sorusunun cevabını verecek gibi.
The French Dispatch
Vizyon Tarihi: 24 Temmuz 2020
(Türkiye için belli değil. Festivaller dışında da vizyona girecektir ama henüz belirlenmiş bir tarih yok.)
Bazı yönetmenlerin imza çekimleri vardır. Belirli bir sahneyi gördüğünüzde, o filmi çeken yönetmenin adını anında söylersiniz. Ancak Wes Anderson bence bu konudaki son seviye. Filmindeki herhangi bir sahneden filmin ona ait olduğunu anlayabilirsiniz. Tabii The French Dispatch’i listeme almamdaki tek neden bu değil. Yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu da filmi oldukça öne çıkarıyor. Filmdeki neredeyse tüm göreceğimiz karakterleri popüler oyuncular canlandırıyor ve bu sadece bu bile izleyiciye perde karşısında sıkılmaya vakit bırakmayacaktır.
Wonder Woman 1984
Vizyon Tarihi: 14 Ağustos 2020
Bu filme olan bağlılığım ilginçtir ki bir DC filmi olmasından gelmiyor. Her ne kadar DC karakterlerinin her filmini dört gözle beklesem de Wonder Woman 1984’te en büyük beklentim Patty Jenkins’den. Çekmiş olduğu ilk uzun metraj film Monster’dan sonra uzun yıllar doğru düzgün film çekememiş olması ise sinema sektörünün büyük bir ayıbı. Geçmiş işlerden bahsetmişken, serinin ilk filminin 2017’de DC filmleri oldukça zor durumdayken bir süreliğine nefes almasına yardımcı olması bile devam filminde yer almasını ne kadar hak ettiğini gösterir nitelikte. O yüzden kendisine güvenim tam ve bu filmden de keyifle ayrılacağımı düşünüyorum.
Malignant
Vizyon Tarihi: 14 Ağustos 2020
Aquaman, Fast & Furious 7 gibi gişe filmlerinin yanı sıra Saw, Insidious ve özellikle The Conjuring gibi korku filmlerinin yönetmeni olan James Wan, yeni korku filmi Malignant ile izleyici karşısına çıkacak. Özellikle The Conjuring’in başarısından sonra, ortak bir korku evreni kurulmuş ve birçok kişi bu evrenin hayranı olmuştu. Açıkçası Marvel’ın süper kahraman filmleri için uyguladığı söylenen formülün aynısını, James Wan’ın da korku filmleri için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Seyir zevki yüksek korku filmi çekmenin zor olduğu günümüzde, bunu başarabilen isimlerin başında geliyor.
The King’s Man
Vizyon Tarihi: 18 Eylül 2020
2014 yılında serinin ilk filmi Kingsman: The Secret Service’i çeken Matthew Vaughn, ben dahil birçok izleyiciden olumlu tepkiler almıştı. Tabii bu kadar sevilen bir filmin devam filmi de gelmiş ancak genel olarak beğenilmemişti (Kendi fikrimi söyleyemiyorum, çünkü fragmanlarını dahi beğenmemiştim). Sonuç olarak tüm olumsuzluklara rağmen gişede yine benzer bir başarı yakalayan filmin yenisi çıkmaması da sürpriz olurdu. Bu filmde ise bir devam hikayesi izlemeyeceğimiz için başarılı olabileceğine inanıyorum. Tabii filmin vizyon tarihinin ertelenmesi, Fox’u Disney’in satın alması gibi olaylar da hafiften korkutmuyor değil. Yine de şans vermeyi düşünüyorum.
Last Night in Soho
Vizyon Tarihi: 2 Ekim 2020

Hep bazı yönetmenlerin hak ettiği övgüyü alamadığını düşünürüm. Listenin başına bir isim yazmam gerekirse, bu kişi kesin olarak Edgar Wright olur. Bugüne kadar çıkarmış olduğu hiçbir filmde beni üzmeyen yönetmen ancak son filmi Baby Driver ile hak etmiş olduğu övgüye birazcık olsun yaklaşabilmişti. O yüzden Last Night in Soho için beklentiler çok yüksek ve Edgar Wright’ın yine beni üzmeyeceğine dair inancım tam.
The Witches
Vizyon Tarihi: 16 Ekim 2020

90’lı yıllarda çıkan aynı adlı filmin yeniden çekimi olan The Witches bu sene aile komedisine olan ihtiyacımı gidermesini umuyorum. Çünkü bu filmde klişeleşmiş aile tatilleri üzerinden bir hikaye olmayacak. Bunun yerine yedi yaşındaki bir çocuğun cadılarla karşılaşması sonucu başından geçen maceraları anlatacak. Olur da film beklediğim gibi çıkarsa da “ailemle izleyebileceğim bir film önerir misin?” sorusuna bu sene cevabım kolaylaşır. Çünkü iyi bir aile komedisi bulmak, özellikle bugünlerde kolay rastlanan bir şey değil.
Annette
Vizyon Tarihi: 27 Kasım 2020

Bu filmin yönetmeni açıkçası Fransız sinemasına yakın olmayan kişiler dışında çok tanınmıyor. Özellikle yenilikçi tarzıyla tanınan yönetmen Leos Carax’ın yeni filmi bir müzikal. Başrollerini son yıllarda yükselişte olan Adam Driver ile düşüşte olan Marion Cotillard’ın paylaştığı filme dair hiçbir beklentim olmamasına rağmen oldukça merak ediyorum. Umarım kısa zamanda filme dair bir fragman yayınlanır ve filme dair beklentimi netleştirebilirim.
Free Guy
Vizyon Tarihi: 3 Temmuz 2020
Açıkçası Free Guy’ın fragmanını görene kadar böyle bir filmin varlığından bile haberim yoktu. Fragmanı izlerken de karışık duygular besleyerek beğenmiştim. Benzeri Ready Player One’ın aksine (-ki bence Ready Player One her açıdan çok iyi düşünülerek yapılmış bir film) daha gişeye oynayan bir film olmuş. Ancak yine de izleyiciye keyifli zaman geçirmeyi sunacak gibi durduğunu söylemek yanlış olmaz.
Dune
Vizyon Tarihi: 18 Aralık 2020

İyi ya da kötü, bu sene adından en çok söz ettirecek film şüphesiz Dune olacak. Hitap etmiş olduğu geniş kitle bir yana yönetmen koltuğunda elini attığı her filmde bir beklenti oluşturan Denis Villeneuve’nin olması seyirciyi meraka sokuyor. Önceden büyük bir isim tarafından çekilmiş bir filmin yeniden çekimi için yönetmen koltuğuna oturmak kolay bir iş değildir ancak bilim-kurgu severlerin Denis Villeneuve’ne güveni tam.
West Side Story
Vizyon Tarihi: 18 Aralık 2020
Bugün Hollywood’un belki de en başarılı yönetmeni olan Steven Spielberg, tür fark etmeksizin iyi film çekme konusunda ayrı bir konumda. Daha önce hiç müzikal çekmemiş Steven Spielberg, sanıyorum filmografisinde bir müzikal de yer alsın istemiş. Genç ve gelecek vaat eden oyuncularla iki rakip çete arasından çıkan yasak aşkı işleyecek müzikal oldukça renkli olacak gibi.
I’m Thinking of Ending Things
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

Sevgilisiyle olan ilişkisini bitirmek isteyen ancak bunu bir türlü söyleyemeyen bir kadının hikayesini konu alacak filmde, bu sene Invisible Man’de arayıp bulamadığım gerilimi bulacağımı ümit ediyorum. Filmin ayrıca Netflix’de yayınlanacak olması ise benim için büyük bir artı çünkü filme kolay ulaşıldığında film kötü olsa da tatmin edebiliyor.
On the Rocks
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil


Sofia Cappola ile Bill Murray’i tekrar bir araya getiren filmde genç bir annenin, ilgi odağı babasıyla birlikte çıkacağı macerayı izleyeceğiz. Sofia Cappola’nın yönetmenliğini sevmemden midir yoksa Bill Murray’i uzun zamandır böylesine başrolde görmediğim için midir bilmiyorum ama film hakkında çok fazla bir bilgi olmamasına rağmen bu iki neden beni çok heyecanlandırıyor.
Titane
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

İlk uzun metraj filmi Raw ile 2016 yılında Cannes’da kendinden oldukça söz ettiren Julia Ducournau, bu yıl Titane adındaki filmle karşımıza çıkması bekleniyor. Henüz çekimleri dahi başlamayan filmden beklentim oldukça fazla çünkü Raw’ı izlerken (ve kısa filmi Junior’ı) uzun zamandır düşük bütçesine rağmen hikaye, karakterler, müziği ve sinematografisiyle beni bu kadar etkileyen bir filmle karşılaşmamıştım. O yüzden henüz filmlerini izlemediyseniz, göz atmanızı tavsiye ederim.
Mona Lisa and the Blood Moon
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

İlk uzun metraj filmi A Girl Walks Home Alone at Night filmiyle Hollywood kapılarını aralayan Ana Lily Amirpour; sonrasında Keanu Reeves, Jim Carrey, Jason Mamoa gibi isimlerle çekmiş olduğu The Bad Batch ile beklentileri karşılayamamıştı. Şahsen, özellikle filmlerinde kullandığı görsel dili ve orijinal hikayelerle izleyici karşısına çıkmasıyla beni kazanan yönetmenin yeni filmini merakla bekliyorum. Orijinal senaryolar her zaman iyi sonuçlar vermese de bu tarz işleri izlemek oldukça keyif verici.
Mank
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

Özellikle Türkiye’de yapılan en iyi film önerilerini konu alan listelerde en çok ismi geçen film, Fight Club’tır desem kimse karşı çıkmaz sanırım. Hatta çoğu zaman film önerirken Fight Club söylenerek bu durumun mizahı dahi yapılır. İşte o filmin yönetmeni David Fincher, sinemanın en değerli filmlerinden biri Citizen Kane’in senaristlerinden Herman Mankiewicz’in hayatını konu alan bir film çekiyor ve başrolünde de Gary Oldman var. Çekmiş olduğu bir diğer biyografi filmi The Social Network’teki başarısı düşünüldüğünde, film için heyecanlı olmamanın imkanı yok.
Da 5 Bloods
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

Spike Lee’nin yeni filmi Da 5 Bloods, bence Netflix’in bu yılki The Irishman’i. Geçen yıl Oscar ödüllerinde The Irishman ve Marriage Story ile 16 adaylık kazanan Netflix, bunlardan sadece birini kazanabilmişti. BlacKkKlansman ile kısmen Oscar talihsizliğini kırmış olan Spike Lee ile birlikte Netflix’in bu yıl iddialı bir film ile gelmek istediklerini tahmin etmek zor değil. Hele ki filmin konusu daha önce birçok kez Oscar adaylığı alınan Vietnam Savaşı’yla ilgili olduğu düşünüldüğünde…
Army of the Dead
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

Listedeki bir diğer Netflix filmi Army of the Dead, sürekli olarak karmaşık eleştiriler alan Zack Snyder tarafından çekildi. Filmleri bir kesim tarafından çok beğenilirken, başka bir kesim tarafından nefret edilircesine sevilmeyen yönetmen bu filmle süper kahraman filmlerine ara veriyor. İlk uzun metraj filmi Dawn of the Dead’ten sonra bir kez daha zombi kıyametiyle karşımıza çıkacak yönetmenin nasıl bir iş çıkaracağı merak konusu.
Let Them All Talk
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

Birçok yönetmen bir film çektikten sonra diğeri için en azından birkaç sene kendisini dinlendirir. Steven Soderbergh ise bu tanıma en uymayan yönetmenlerden biri. Film çekmeyi en çok seven yönetmen kimdir deseniz, sanırım aklıma ilk onun ismi gelir. Nitekim kendisinin her yıl bir veya iki uzun metraj film çekmişliği vardır. Hatta iPhone ile bile uzun metraj film çekmişliği vardır. Bu şartlarda filmine çok heyecanlanmıyor olsanız da oyuncu kadrosunda Meryl Streep’in olması beklentinizi yükseltir. Bugüne kadar 21 Oscar adaylığı alıp, bunlardan 3’ünü kazanan bir oyuncudan bahsediyoruz sonuçta. Günümüzün en iyi oyuncularından biri olan Merly Streep’in adı geçmesi her zaman izleyiciyi heyecanlandırır.
Wolfwalkers
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil
2020 yılında izlemeniz gereken animasyonlardan birçoğunu önceki yazımızda belirtmiştik. Ancak listede olmayan Wolfwalkers’ı özel olarak bu listeye almak istedim. Özellikle yönetmen Tomm Moore’un önceki animasyonlarından oldukça etkilenmiş biri olarak Wolfwalkers’ı merakla bekliyorum. Masalsı anlatımı ve çizimi, etkileyici müziklerle adeta sizi içine çeken bir yanı var Tomm Moore animasyonlarının. O yüzden siz de bir animayon severseniz, mutlaka önceki işlerine de bir göz atmalısınız.
The Story of My Wife
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil


Macaristanlı yönetmen Ildikó Enyedi, On Body and Soul filmiyle beni derinden etkilemişti. Hatta o film ile En İyi Yabancı Film dalında Oscar adaylığı dahi kazanmıştı. Yeni filmi The Story of My Wife’ta ise bir kaptanın arkadaşıyla “Kapıdan giren ilk kadın ile evleneceğim” diyerek bir iddiaya girmesini konu alıyor. Başrollerinde Léa Seydoux ve Louis Garrel gibi sevilen isimler olan filmin oldukça ilgi çekici olacağını düşünüyorum.
Three Thousand Years of Longing
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

Mad Max: Fury Road’u çektikten sonra beş yıldır bir film yönetmeyen George Miller’ın yeni işini merak etmemek mümkün değil. Bir bölümü İstanbul’da çekilecek olan filmin (Corona olayları yüzünden muhtemelen ertelenecek) başrollerini Idris Elba ve Tilda Swinton paylaşıyor. Filme dair henüz bir bilgi yok ama şu haliyle bile izlemek için yeterli neden var diyebilirim.
Benedetta
Vizyon Tarihi: Henüz Belli Değil

Genç yaştaki seyircilerin birçoğu için tanıdık gelmeyecektir ama Paul Verhoeven bir dönemin en popüler yönetmenlerinden biri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hatta 70’li yıllardan, 90’lı yılların ortasına kadar dönemin en popüler ismiydi. 90’lı yılların sonunda kaybettiği şöhretini uzun yıllar sonra 2016’da Elle filmiyle geri kazanmıştı. Isabelle Huppert’a Altın Küre ve Oscar adaylığı kazandıran filmden sonra Charlotte Rampling gibi önemli bir isimle karşımıza çıkacak. 17. Yüzyıl İtalya’sında geçen filmde, lezbiyen rahibe Benedetta Carlini’nin hayatı anlatılacak. Seyirci ve eleştirmen tepkilerini filmden daha çok merak ettiğimi de itiraf etmeliyim.
Quentin Tarantino'nun karantina günleri için önerdiği 12 film
Rezervuar Köpekleri, Ucuz Roman, Soysuzlar Çetesi gibi kült filmlerin yönetmeni Quentin Tarantino'nun, koronavirüs karantinasının eğlenceli hale gelmesi için tavsiye ettiği filmlerdir.
Takva filminin yönetmeni Özer Kızıltan'ın kansere yenik düşmesi
Takva, Beni Unutma, Aşkın 5 Hali, Mahrumlar gibi filmlere imza atan yönetmen Özer Kızıltan'ın vefat etmesidir. Kendisi bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düşmüş maalesef.
57 yaşında hayata gözlerini yuman Kızıltan'ın vefatı sosyal medyada Antrakt Sinema hesabından, "Yönetmen Özer Kızıltan 57 yaşında hayatını kaybetti. Özer Kızıltan 2005 yılında 'Takva' isimli filmi çekmişti. Birçok televizyon dizisi de yöneten Özer Kızıltan uzun süredir kanser tedavisi görüyordu" ifadeleriyle duyuruldu.
Özer Kızıltan, Takva filmiyle bilinse de televizyon ekranlarında çok izlenmiş dizilere de imzasını atmıştı. Gülbeyaz, Kurşun Yarası, Yağmur Zamanı, Yalancı Yarim gibi birçok dizinin de yönetmenliğini üstlenmişti.

Uzayda çekilecek ilk filmde Tom Cruise'un başrol olması
Top Gun, Yağmur Adam, Gözleri Tamamen Kapalı, Son Samuray, Görevimiz Tehlike gibi unutulmaz filmlerin yıldızı ABD'li oyuncu Tom Cruise'un ilke imza atılacak projede yer almasıdır.
Cruise, Elon Musk'ın şirketi SpaceX'in işbirliğiyle uzayda çekilecek ilk filmde oynayacak. Aksiyon denilince akla ilk gelen isimlerden zaten kendisi. Hatta o sahnelerde dublör bile kullanmıyor adam. Ama muhtemelen onun için de bugüne kadarki en çılgın projesi olacak bu.
Sızan bilgilere göre Elon Musk'ın uzay mekiği teknolojileri alanına öncülük eden şirketi SpaceX ile Cruise, bir süredir bu proje üzerinde çalışıyor, NASA ile görüşmeler yürütüyor.
Henüz hazırlık sürecinde olan filme ilişkin çok fazla bir bilgi yok. Filmin nasıl çekileceği, hangi konunun işleneceği, yönetmen ve senaristin isimleri ve kadronun kimlerden oluşacağı belirsizliğini koruyor.
Birol Güven: Türkiye'de dizi çekilmiyor dizi uzatılıyor!
En Son Babalar Duyar, Çocuklar Duymasın, Seksenler, Mandıra Filozofu gibi pek çok başarılı projede imzası bulunan ünlü senarist, yapımcı ve yönetmen Birol Güven, koronavirüs salgınından sonra dizi ve sinema sektörünü bekleyen süreçle ilgili Tivitrend'e açıklamalarda bulundu. Tivitrend Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Altun ve editör Pelda Arkan'ın sorularını yanıtlayan Birol Güven; koronavirüs salgınından dijital platformların sektöre etkisine, evde dizi çekiminden sinema filmi projelerine kadar birçok konuyla ilgili çarpıcı değerlendirmeler yaptı.
Birol Güven, koronavirüs salgını sonrası ailenin öneminin hatırlanmasının aksine aileden nefret edilmiş olunabileceğini belirtip, "Hayatımızda ilk defa bir arada bu kadar süre kaldık. Bu arada şunu da gördük; birçok aile aslında görüşmediği için aileymiş. Fake bir mutluluk varmış. Eskiden günün büyük bölümünde dışarıdaydık. Ev bir istasyon gibi, belli zamanlarda kesişme noktasıydı" ifadelerini kullandı.
"Mandıra Filozofu 3, hayalimdeki dijital uygarlığın yeni yaşam biriminde geçecek"
Bu süreçte Mandıra Filozofu 3 filmini çekmeye karar verdiğini belirten Güven, bu kez başrolü genç birine vereceğini söyleyip proje hakkında şu bilgileri verdi:
"16-17 yaşlarında bir başrol düşünüyorum. Senaryoyu onun üzerine kuracağız. Çünkü dünyada ilk defa büyükler küçüklerden öğreniyor. Dünya böyle bir şeyi hiç yaşamadı. Dolayısıyla Mandıra Filozofu 3 filminde yeni bir yaşam önerim var benim. Bunu o filmde anlatacağım.
Dijital uygarlık bize ekmeğin evde olduğunu gösterdi. Bundan sonra şehirlere hem yakın hem uzak, bağımsız, küçük, yeni eski mahalleler gibi yerleşim birimleri olacağını düşünüyorum. Mandıra Filozofu da bu benim hayalimdeki dijital uygarlığın yeni yaşam biriminde geçecek. Paylaşım ekonomisinin egemen olduğu bir yaşam."
"Beyaz perde sinemasının geleceği kötü"
Koronavirüs sonrası sinemanın geleceğini değerlendiren Birol Güven, günümüzde AVM sinemacılığına şahit olduklarını ancak salon sinemacılığının öldüğünü düşündüğünü vurguladı ve şöyle devam etti:
"Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Sinema Genel Müdürlüğü salonlarda 2 seyirci arasında 2-3 koltuğun boş kalacağını söylerse müthiş bir kapasite düşmesi oluyor. Bu da sektörün 3'te 2'sini kaybetmek demek. Filmler biletlerle finanse edilen bir sanat dalı. Bilet yoksa sinema da üretilemez. Biz zaten milyonlarca gişe beklemiyoruz, o yüzden Dijital Esaret filmiyle (10 Nisan'da vizyona girecekti) girebiliriz. Çünkü ben genellikle büyük fikir, küçük prodüksiyon film seviyorum. Fikir peşinde koşuyoruz. Beyaz perde sinemasının geleceğini kötü görüyorum."
"Bu yüzyılın adı; mesafe uygarlığı"
Başarılı senarist Almanya'da otopark sineması trendinin yeniden canlanması hakkında ise, "Araba sineması olacak. Bazı çalışmalar var. İstanbul'da da olacak. Çünkü arabalarımız bizim güvenli limanlarımız olacak. Artık bu yüzyılın adını 'mesafe uygarlığı' koyabiliriz. Artık tüm yaşam stilimizi mesafe belirleyecek" yorumunu yaptı.
Dizi ve filmlerinin Netflix, Blutv gibi dijital platformlarda yayınlanmasına sıcak bakan Birol Güven'in açıklamalarından satır başları şöyle:
"Dijital platformda rekabete ihtiyaç var"
"Hâlâ dijital mecranın beyaz perdedeki gişeyle karşılaştırılabilecek bir ekonomisi yok. Şu an bu gelişmedi ancak gelişecektir. Zaten gelecek orada. Rekabete ihtiyaç var. Yani daha fazla dijital platforma ihtiyaç var.
Dijitalde henüz taşlar yerine oturmadı. Televizyon hâlâ en etkili mecra. Çünkü televizyonda bir film yayınlıyorsunuz, 5 milyon kişi izliyor. 5 milyona dijitalde ulaşmak için belki 6 aya ihtiyacınız var. O yüzden reklam veren televizyonu tercih ediyor.
"Ev Yapımı dizisi TRT'nin kararı"
'Ev Yapımı' dizisi TRT'nin kararıdır. Bunu herkes yapmak ister. Cesaret bunu yayınlamaktır. Kanal sadece bunu yayınlayacağını söylemedi, hatalarımızı da kabul edeceğini söyledi. Çünkü bu format hata yapmaya da çok müsait, çok riskliydi. Ama kanalın inovatif kararı bizi motive etti.
Dizi sektörünü reklam pastası belirliyor. Ekonomik kriz yaşanırsa evden dizi çekimi mecburiyete dönüşür. Ama ben hayatımın geri kalanını evde dizi çekmekle geçirmek istemem.
"Televizyonlar yavaş yavaş ortadan kalkacaktır"
Televizyonların dijital platformlara karşı hiçbir şansı yok. Hala eski bir alışkanlıktır. Belli bir yaşın üstündekiler seyrettiği için var televizyonlar. Onlarla birlikte televizyonlar yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Netflix ve benzerleri gelir, televizyonları yok eder.
Gel al yok, getir var. Netflix filmleri eve getiriyor ama Cinemax gelin burada seyredin diyor. Onun yaşama şansı yok. Mülkiyet anlayışı değişti. İnsanlar artık sahip olmuyor, abone oluyor.
"Komediyi ihraç etmek zor"
Komediler yerel. Her ülkenin 80'leri kendine özgü. Komediyi ihraç etmek çok zor. Amerikalılar bile onu yapamıyor. Türkiye dünyada en çok dizi ihraç eden ikinci ülke ABD'den sonra. 140 ülkeye satıyoruz. Bizim ihraç ürünü dizilerimiz biraz anonim hikayeler.
Biz Seksenler'de aslında televizyon tiyatrosu yapıyoruz. Bizimki aslında sitcom diyorlar ya, durumu komedisi; o dışarıda da yapılabilir, kapalı mekan olmak zorunda değil. Seyirci varmış gibi alkış efekti, kahkaha efekti kullanıyoruz.
TV 360'taki "Gelecek Geliyor" programının başlama hikayesi
Ben gündelik hayatı anlatıyorum. Seksenler geçmişteki gündelik hayattı, Çocuklar Duymasın yaşadığımız dönemde gündelik hayattı. Ben gelecekteki gündelik hayatı anlatmak istiyorum, 2040'lar yapmak istiyorum. Ama kanallar bunu fazla yaratıcı buldular. İnsanlar anlamaz dediler. 360'la konuşurken dizi yapalım dedim, onların da öyle bir planı yoktu. Ben de senaryo yazmadan önce bilgimi artırmak için o işe başladım. Çünkü bilmeden de yazılamıyor. Gelecek merakım aslında gelecek dizisi yazmak içindi.
"Türkiye’de dizi çekilmiyor, uzatılıyor"
Uzunluk anlamında söylüyorum; Türkiye'de dizi çekilmiyor, dizi uzatılıyor. İçerik olarak çok şey kaybediyoruz. Seksenler'in 50 dakikadan günlük dizi olarak yayınlanmasını biz tercih ettik. Kanalın da ihtiyacı vardı o saate. Biz bu rekabetin dışına çıkmak istedik. Biz sıradan insanın sıradan hikayesini anlatıyoruz. Rakiplerimiz çok sert. Biz prime time'da o hikayelerle baş edemeyiz."
Kemal Sunal’ın kilitli çekmecesinden çıkan mektuptaki yazı
Türk sinemasının en sevilen oyuncularının başında gelen Kemal Sunal'la ilgili ilk kez duyduğumuz bilgidir.
Oğlu Ali Sunal, Kanal D'de yayınlanan 2. Sayfa programında açıkladı bunu. Babasının kilitli bir çekmecesi olduğunu, kilidinin rahatça açılabilecek halde olmasına rağmen ona hiç dokunmadıklarını söyledi. Tabii usta vefat edince açmışlar. O anıyı şöyle anlatıyor:
“Babamın bir çekmecesi vardı kitlerdi orayı. Ama kilidi görseniz değsen açılacak. Ama hiç ellemezdik. Tabii vefatından bir süre sonra orayı açtık.
Bir sürü şey çıktı. Koleksiyon yapmayı severdi, biriktirdiği bir şeyler çıktı. Onun dışında Amerika’dan gelen bir mektup vardı. İngilizce yazılmıştı. Mektupta şöyle diyordu; ‘Seni hiç tanımıyorum. Filmlerdeki hiçbir şeyi anlamıyorum ama seni izliyorum ve bu beni çok mutlu ediyor.’"

3 Mayıs reyting sonuçları (03.05.2020)
4 Mayıs 2020 tarihinin televizyon izlenme oranlarında yarışma ve haber çekişmesi yaşandı.
Total'de birinci sırada TV8’de ekrana gelen “Survivor”, ikinci sırada “Gülbin Tosun İle Fox Ana Haber Hafta Sonu”, üçüncü sırada “Show Ana Haber” yer aldı.
AB'de ise birinci sırada “Survivor”, ikinci sırada “Gülbin Tosun İle Fox Ana Haber Hafta Sonu”, üçüncü sırada Show TV’de yayınlanan “Neşeli Günler” filmi yer aldı.

Hakan Revanche İşlek'in elendiği soruyla Milyoner'e damga vurması
Espor dünyasının tanınan isimlerinden Hakan Revanche İşlek ATV’nin sevilen yarışma programlarından biri olan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasına katılmış. Yarışmanın ikinci sorusunda elenen Hakan, izleyicileri gülme krizine sokmuş. İşlek "çok severek izlediğim bir çizgi filmdir" dediği Alaaddin'in Sihirli Lambası sorusunda elenmesiyle sosyal medyada olay olmuş.
Netflix'in Cinayet Süsü filmini izleme imkanı sunması
Online film izleme platformu Netflix'in üyelerine sunduğu son filmdir.
Cinayet Büro'da çalışan bir grup iflah olmaz dedektifin, suç mahallerini boyalarla ve şiirlerle donatmaya meraklı bir seri katilin peşine düştüğü filmi sinemada izleme fırsatını kaçıranlar, internette kaçak sitelerde de bulamayanlar filmin tamamını Netflix'ten izleyebilir (Bkz:link) Stresli karantina günlerinde 1 saat 50 dakikalık komedi keyfi, kaçmaz bu.
Ali Atay yönetmenliğinde 2019 yılının Ekim ayında vizyona giren filmde Uğur Yücel, Binnur Kaya, Cengiz Bozkurt, Feyyaz Yiğit Çakmak, Mert Denizmen, Mehmet Özgür, Aycan Koptur gibi oyuncular yer alıyor.
İşçi ve emekçileri anlatan en iyi sinema filmleri
İspanyolların balkonda sinema keyfi yapması
Koronavirüs salgınında en fazla kayıp veren ülkelerden biri olan İspanya'd karantina günlerinde eve kapanan halk arasındaki dayanışmayı güçlendirmek için başlatılan uygulamadır.
Akşam belirlenen saatlerde balkonlarına çıkan insanlar, sokaklara kurulan dev ekranlarda komşularıyla birlikte film izliyor.

İnsanların evde sıkılmaması için yapılan uygulama sayesinde görüşemeyen komşular karantinaya rağmen birlikte aktivite yapmış ve sosyal etkileşime geçmiş oluyor.
Bizdeki yazlık sinema sistemine benzemiş. İnsanlar evlerinden, terasllarından; köy yerlerindeyse damlarından izlerdi.
İnternette dizi film izlerken çıkan uygunsuz reklamlar
Yaprak Dökümü dizisinde Ali Rıza Bey'in başına gelen durumun aynısıdır. Dizide Ali Rıza Bey yayından mail gelmiş mi diye bilgisayara bakıyor ama karşısına çıplak kadın reklamı çıkıyor.
Şimdi de bize aynısı oluyor. Dizi ya da film izlerken birden böyle abuk sabuk fotoğraflar, arkadaşlık sitelerinin reklamları, müstehcen görüntüler çıkıyor, zor duruma düşüyoruz.
Hayır sadece kendimiz izlerken çıksa neyse de aileyle izleyince derin bir sessizlik oluşuyor, o an izlediğimiz korku filminden daha fazla gerilim yaşatıyor 😂
Toprağın Teri rüya sahnesi
Natuk Baytan'ın çektiği Toprağın Teri (1981) filmindeki rüya sahnesi. Fikret Hakan, Güngör Bayrak, Erol Taş gibi yıldızlar var filmin kadrosunda.
Filmin özel efektli sahnesi, topraktan çıkan bir elin, koca evi avuçlamasıydı. Bu sahne pek çok kişiye kabuslar gördürmüştür. Dönemine göre gerilim açısında çok başarılı, Atiye dizisinden bile iyi diyebiliriz.
İşin bir başka ilginç kısmı da Kemal Sunal filmlerinin efsane yönetmeninden böyle bir film görmek. Değişik janrda filmleri mevcut çok yönlü bir yönetmen. Tarihi fantastik filmi de var, komedisi, arabeski, gerilimi de.
Fatih Akın'ın Sibel Kekilli'yi seçme nedeni
2004 yapımı Duvara Karşı filminin yönetmeni Fatih Akın'ın yıllar sonra gelen itirafıdır. Filmin kadın başrol oyuncusu olarak neden Sibel Kekilli'yi sanılanın aksine sözlerle açıklamıştır:
“Duvara Karşı’da Sibel’i ben seçtim. Yapımcılarla konuşurken ‘Birol Ünel, Türk. Kızın da Türk olması lazım’ dedim. O dönem Almanya’daki Türk oyuncular çıplaklık var diye kabul etmediler. ‘Ablam kızar, babam kızar, mahalle kızar’ dediler. Ben de ‘erotik alanda Türk oyuncu yok mu’ diye bir araştırma yaptırdım. Arayıp ‘Bir tane var’ dediler, Sibel’den bahsettiler.
Onu oyuncu seçmesine çağırdım. Aynı zamanda 200 kız daha vardı. Evden kaçan kızlar bunlar.
Sibel’i erotik geçmişinden ötürü değil, en iyi oyunculuğu verdiği için seçtim. Kamera önünde rahat olması da artıydı. Kabiliyetliydi yani, geçmişi beni ilgilendirmez.”

Imdb listesine göre Türkiye'nin en iyi 10 dizisi
Hazal Kaya'nın oyunculuğa sinema filmiyle dönmesi
Ünlü oyuncunun yeni projesinin ortaya çıkmasıdır.
Nisan 2019'da hamilelik haberini alan Hazal Kaya, son dizisinin final yapmasının ardından setlere ara vermişti.
Oğlu Fikret Ali’yi Kasım 2019'da kucağına alan Hazal Kaya'nın yeni projesi ortaya çıkmış.
Instagram sohbetinde Tuvana Büyükçınar, "Dizi setlerinde çalışmalar ne zaman başlayacak?" diye sormuş.
Setlere ne zaman başlanabileceği konusunda bir fikrinin olmadığını söyleyen Hazal Kaya, “Yazın çekilmesi planlanan bir sinema filmim vardı. Tabii ki durduk. Ne zaman başlarız bilmiyorum. Yapımcılar ne düşünüyor, ne yapıyorlar kendi aralarında hiçbir fikrim yok” diyerek, yeni projesi ile ilgili bilgi vermiş.
Sinema değilde dizilerde daha güzel oluyor. Ben onu dizilere daha çok yakıştırıyorum.
En iyi uzaylı ve ufo konulu filmler
Pentagon'un yayınladığı ufo görüntüleri
ABD'nin Savunma Bakanlığı Pentagon'un yayınladığı görüntülerdir. Amerikan donanması pilotları tarafından çekilen 3 ufo videosu paylaşıldı.
"Bakanlık, titiz bir incelemeden sonra gizliliğe haiz kapasite ve sistemlerimizi ifşa etmeyen, tanımlanamayan hava fenomenlerinin askeri hava sahasına yönelik ihlalleriyle ilgili sonrasındaki hiçbir soruşturmayı etkilemeyen, gizliliği kalkmış bu videoları yayımlamayı kararlaştırmıştır"
Söz konusu video 2007 ve 2017'de izinsiz olarak yayınlanmış, sızdırılmıştı. Demek ki sonunda itiraf etmek zorunda kaldılar, daha fazla inkar edemediler.
Zaten yıllardır dizilerde filmlerde hep anlatıldı bu ufolar. O şekiller falan sırf hayal dünyasına göre verilmiyor, bir gerçeklik olduğu belliydi ama çoğu kişi izlerken burun kıvırıyordu. İnanmak istemiyen, komplo teorisi olarak gören çok insan var. Ama unutmayalım ki eskiden yapay zeka konulu filmler de çok yapıldı ve günümüzde bunların gerçekleştiğini gördük.
Ramazan güllacı gibi hayatımıza giren Didi reklamı!
Çaykur’un soğuk çay markası Didi‘nin Ramazan ayına özel hazırladığı reklam filmi korona morona dinlemeden ekranlardaki yerini almış yine.
İçinde toplumsal duyarlılık teması olsa bile ben şahsen bu gibi kalabalık sofra özlemini tetikleyen ve milleti markete yönlendiren reklamaların bu dönemde yayınlanmasını doğru bulmuyorum.
Rafineri imzalı filmde her ne kadar insanlar bu Ramazan’da kalabalık sofralarda bir araya gelemeyecek olsa da her şeyin kıymetinin daha iyi anlaşılacağını söyleyen marka, iyi Ramazanlar dileklerini tüketicinin her daim yanında olduğu vurgusuyla iletiyor.
