Televizyonun üzerine dantel koymak

Televizyonun üstündeki dantel Türkiye'de 20 yaş üstü neredeyse herkesin hafızasında yer etmiş muhteşem bir doğa olayıdır. Ve gariptir ki bu doğa olayı yıllar sürdü. Allahtan lcd televizyonlar, plazmalar falan çıktı da bu garip adetten kurtulduk. Herhalde bu dantel koyma işinin sebebi Türk insanının her bulduğu şeyi bir sunum havasına sokmaktan kaynaklı. Aynı şey yatak odasındaki yatağa örtülen örtüde de görülürdü çünkü. Abartılı bi' nevresim takımı ya da örtü falan. Ama bu işin televizyonun üzerine dantel örtecek kadar ilerlemesi de ne bileyim biraz fazla abartmışız sanırım...

Dantelle televizyon izlemesi de biraz ilginçtir. Ya o dantel oradan hiç alınmazdı ya da üste doğru kıvrılır ve öyle izlenirdi. Arada da ucundan aşağı doğru yavaşça kıvrılır ve tekrar ekrana düşerdi. Yerimizden kalkıp geri kaldırırdık ya da televizyonun üstündeki saat veya süs eşyası tarzı bir şeyin altına sıkıştırırdık. Televizyonun üstüne saat falan anlarım da süs eşyası neden? O da bir soru işareti.

Sözün özü saçma da olsa, çocukluğu ve gençliği hatırlatan ilginç ama eskilere götüren, vay be dedirten bir olaydır bu. Şimdilerde yapmadığımız iyi oluyor fakat olsa da kimse hayır demezdi sanırım.

(0) (0)
redbull26 19.06.2019 15:22

90'larda kumandayı jelatinle kaplamak

Eskiden, yani bu zamana dilimine doksanlar demek daha doğru olur, kumandayı jelatinle sarıp sarmalardık ve öyle kullanırdık. Yeni nesile muhtemelen çok saçma ve anlamsız gelecektir fakat bunu uzun yıllar boyu yaptık. Bu durumla yarışabilecek bir durum daha var ki o da, yeni alınan arabanın koltuklarının muşambasını çıkarmamak olur...

Kumandadaki o jelatin eriyene kadar, artık o tuşların elinizle hissedildiği ana kadar kullanılırdı. Kullanılırdı dediysem de çıkarılıp jelatinsiz kullanılmaya başlanmazdı, yeni jelatiniyle değiştirilir ve tertemiz kullanılmaya devam ederdi.

Türk halkındaki bu gariplik diğer milletlerde de var mıdır bilinmez ama nedeninin eskiden elektronik aletlerin çok pahalı olmasına ve kırılınca bu kadar rahat ulaşılamamasına bağlıyorum. Nitekim o zaman garip gelen ama şimdi anımsayınca gayet saçma ve komik olduğunu anladığımız saçma bir durumdur bu.

(0) (0)
erdo52 18.06.2019 13:29

Superman Sovyet Rusya'nın olsaydı: Superman Red Son

Superman, eğer Sovyet Rusya'nın bir kahramanı olsaydı nasıl olurdu? Bu soruyu Superman'in yaratıcısı olarak bilinen DC comics de kendisine sormuş olacak ki, zaten böyle bir çizgi romanı 2003 senesinde 3 sayılık bir mini seri olarak yayınlamışlar. Ukrayna’da bulunan bir kolektik çiftlikte yetişen ve 12 yaşından sonra Sovyet hükümeti tarafından yakın markaja alınan Superman, tüm dünyanın eşitliğini savunan bir güç haline geliyor. (bkz. link)

Gerçekten çok ilgi çekici bir seri olmuş. Çizgi romandaki bütün karakterlerin aynısı ve daha fazlası da bulunuyor bu 3 sayılık seride. Okumak isterdim doğrusu. Dc Comics evreni hep ilgimi çekmiştir. 

Bu mini seri sayesinde akla başka sorular da geliyor. Ya Batman de Sovyet Rusya'da doğsaydı? Bu tarz mini serilerin devam etmesi çok hoş olurdu...

(0) (0)
EkpeUdoh 10.06.2019 14:58

Reklamların akılda kaldığı eski yıllara yolculuk

Reklamların en büyük özelliği akılda kalmasıdır sanırım. Uzuuuun yıllar bile geçse üzerinden, bir anda akla gelen ve ağza gün boyu dolanan reklamları hangimiz unutabiliriz ki? Hele ki televizyonun bugün olduğu gibi çok fazla kanal sayısına sahip olmadığı zamanlarda bu işler daha da ilgi çekici hale gelirdi. İzlenilen reklam kolay kolay unutulmazdı. Günümüze göre daha da akılda kalıcı reklamlar çıkardı. Oyunculuklar, ürünler veya görüntü kalitesi bugüne nazaran belki daha geride kalmış görünebilir ama duygu yoğunluğu her zaman daha fazlaydı. Bu durum belki de eskileri hatırlarken duyulan özlemden dolayı olabilir ama aksini iddia eden de pek bulunmaz.

Günümüzde yapılan reklamlardan hangisi 20 yıl sonra aklımıza gelecek? Bence çok azı bunu başarabilir. Çünkü her gün yeni bir reklam servis ediliyor önümüze. Bu kadar çok reklamın olması ve işlerin kalitesinin de düşük olması geçmişi daha da önemli kılıyor. Nostaljinin bu kadar sevilmesi belki de o zamanlardaki sıkıntıları unutup hep iyileri hatırlamamızdan kaynaklanıyor olabilir ama iyi ki de geçmişi böyle güzel hatırlıyoruz diyebilirim.

Aklımıza kazınan bu reklamları izleyince insana neşe verdiğini çok net anlayabiliyoruz. Bazıları o kadar saçma olmalarına rağmen izlerken o saçmalığı olağan karşılıyoruz. Bunun nedeni nedir cidden bilemiyorum. Hipnoz oluyoruz resmen.

Ve aynı zamanda reklamların da tıpkı filmler veya kitaplar gibi geçmişe dair fikir verdiğini fark edebiliyoruz.

Hadi bu aklımıza kazınan reklamlara birlikte bakalım ve geçmişi hatırlayıp biraz eskilere gidelim.

(0) (0)
ottodix 10.06.2019 12:12

Kavga etmeye, adam öldürmeye hazırım ama cinayet işleyemem!

Büyük usta Rahmetli Müslüm Gürses'in “Kavga etmeye,adam öldürmeye hazır olduğu ama cinayet işlemeye karşı olduğu” replikle hafızalarda yer etmiş filmidir.

(0) (0)
mertforyou 19.02.2019 13:36

Siyah beyaz ekran ve nostaljik tv reklamları

Henüz ruhumuzun kirlenmediği ve aklımızla değil hislerimizle ekranı bile renkli yaptığımız  güzelim yıllar. Merak edenler için

(1) (0)
Nuvin 29.12.2018 13:05

Ziraat Bankası'nın Yeşilçam temalı nostaljik reklamı

155. Kuruluş yılı nedeniyle bir reklam hazırlayan Ziraat Bankası'nın reklamda Minür Özkül, Adile Naşit, Hulisi Kentmen, Erol Taş ve Yeşilçam'ın diğer pek çok iyi kötü oyuncusunu kullandığı reklam filmi resmen efso olmuş! BKZ: İşte o reklam

(0) (0)
mooniron 26.12.2018 12:54