Sleepy Natural’in yeni reklam yüzü: Bergüzar Korel
Sleepy Naturel markasının yeni reklam yüzü olarak oyuncu Bergüzar Korel'le anlaşmasıdır. İkinci çocuğunu dünyaya getirmeye hazırlanan Korel, markanın yeni reklam filmi için kamera karşısına geçti.
Reklamda Sleepy Naturel bebek bezinin saf su, doğal bambu ve organik pamuk içerikli olması ön plana çıkarılıyor.
#10dakifark etiketli kampanyanın ekranlara gelen teaser’ı şöyle:
Kampanyanın izleyiciyle yarın buluşacak ana filminde güzel oyuncunun 10 yıl önce ilk hamileliğinde yaşadıklarıyla ikinci hamileliğindeki daha hazır ve bilinçli anne duruşu eğlenceli bir üslupla anlatılıyor.
Vallaha sataram köyü haa
Başrollerinde Kemal Sunal, Şener Şen, Müjde Ar, İlyas Salman ve Adile Naşit'in oynadığı 1978 yapımı Atıf Yılmaz filmi Kibar Feyzo'dan akılda kalan unutulmaz repliktir. Filmde köyün gaddar sahibi Maho Ağa, Feyzo'yu nankörlüğünden dolayı köy meydanında falakaya yatırır ve köyü satmakla tehdit eder herkesi.
Söz konusu sahnede söylediği "Ula şurda 141-142 başsınız" sözü, senarist İhsan Yüce'nin filmin çekildiği dönem göz önüne alındığında, zamanın Türk Ceza Kanunu'nda komünistlere yönelik suç ve cezayı tanımlatan 141 ve 142. maddelere müthiş bir göndermesidir.
Full Metal Jacket'la ilgili mutlaka bilinmesi gereken 15 detay
Öğrenci yurdunda dizi film izlemek!
Ünlü düşünür Türk kadını Hadise'nin "Prenses" eserinde "Prensesler gibiydim ben baba evinde" şeklinde dile getirdiği gibi öğrenci yurduna çıkınca kokan derece kurbağaya dönüştüğüm ve baba evindeki 160 inç tv yerine minik minik ekranalardan internet kotam bitmesin allahım diye dizi film izleme çabamdır.
Öğrenciliğimde öğrendiğim bir şey varsa o da "seviyorsan git konuş ve seviyorsan bir çare bulup izle" dir. gah cepten gay kantinden gah oda arkadaşından, gah yan odadan gah fakültedeki ekranlardan, gah internet kafeden. Ama seviliyorsa mutlaka izlenir. Eminim pek çoğunuzun benim gibi bu konuda acı tatlı çok hikayeniz vardır :)
Oda arkadaşımı çok seviyorum dizi izlemek için ne güzel düzenek kurmuş pic.twitter.com/kUmKyIheLc
— Merve Şahin (@sahhinmerve) February 22, 2020
Quentin Tarantino'nun baba olması
Rezervuar Köpekleri, Pulp Fiction, Kill Bill gibi efsane filmlerin yönetmeni ABD'li Quentin Tarantino'nun çocuk sahibi olmasıdır. Bu yıl Oscar ödüllerinde Bir Zamanlar Hollywood'da filmiyle hayal kırıklığı yaşayan Tarantino'nun İsrailli eşi Daniella Pick dün bir erkek çocuk doğurmuş. Doğumu da ülkesinin Tel Aviv kentinde yapmış.
Kadının yaşı 35 yine fena sayılmaz ama 56 yaşında baba olmak... Biraz erken sanki.

Bu arada çift 2009 yılında, Tarantino’nun Soysuzlar Çetesi (Inglourious Basterds) filminin İsrail’deki tanıtımı esnasında tanışmış, bir yıl flörtten sonra haziran 2017’de nişanlanmış, kasım 2018’de de Los Angeles’ta Yahudi geleneklerine uygun bir törenle evlenmişti.
Bu hafta vizyona giren filmler (17-23 Şubat 2020)
Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 2'si yerli 7 film vizyona giren filmlerdir. Bu hafta sonu arkadaşlarınızla beraber korku dolu bir gün geçirmek isterseniz "EFSUNLU AYİN" i tercih edebilirsiniz. Diğer yandan çocuklarınızla beraber soğuk demeden onlara zaman ayırıp"VİKİNGLER: BÜYÜK MACERA" ile ödüllendirebilirsiniz.
Türk insanının Yeşilçam filmlerinden etkilenmesi
Çocukluğumuzun en narin yıllarında özellikle özel televizyonlar furyasıyla hayatımıza iyice yerleşen Yeşilçam yapımı abidik gubidik filmlerden etkilenme durumumuzdur.
Tamam itiraf edelim hepimiz bir Cünety Arkın, Kemal Sunal, Sadir Alışık repliğini zaman zaman yeri geldiğinde atmışızdır ama bu nedir allahını sen nasıl bir çocukluk geçirdin kaç film izledin be abi bu nasıl bir prodüksüyon böyle :)
Burger King'in yeni modası: Küflü Hamburger
Burger king'in hamburger sektöründe çığır açan reklamıdır.
Firma yapay renklendirici, tatlandırıcı ya da koruyucu içermeyen Whopper’larını ABD’deki 400 restoranında satışa sunmuş. Ve bu kararını yıl sonuna kadar ülkedeki tüm restoranlarda uygulayacağını açıklamış.
Burger King, Whopper’ın doğallığını küflü bir reklam filmiyle gözler önüne sermiş.
Whopper’ın 34 gününün 30 saniyeye sığdırarak sergilediği Küflü Whopper (The Moldy Whopper) adlı filme Aretha Franklin’in seslendirmiş “What A Difference A Day Makes” eşlik etmiş. Burger King Global CMO’su Fernando Machado, “Burger King restoranlarında gerçek gıdanın daha lezzetli olduğu kanaatindeyiz. Hizmet verdiğimiz tüm ülkelerdeki ürünlerimizden yapay kaynaklardan elde edilen koruyucu, renklendirici ve tatlandırıcılarıları çıkarmak için çok çaba sarf etmemiz de bu yüzden” yorumunda bulunmuş.
Machado’nun söylediğine göre, küflü Whopper sergileme fikri Burger King’in ürünlerinden yapay renklendirici, tatlandırıcı ve koruyucuları çıkarmaya başlamasından beri masada olan bir fikirmiş.

Ama koruyucu içermeyen bu ürünüyle doğallık yapayım derken kendi ayağına sıkmış oldu bence. Yaptığı reklam çocukları hamburgerden soğutur. Çocukların midesinin bu manzaradaki bir hamburgeri kaldıracağını sanmıyorum. Doğal olayım derken müşteri kaybetmezse iyidir.

Tamam artık herkes doğallıktan yana ama belki de seni sen yapan lezzetinin doğal olamayışıdır.
Metroda mahsur kalmak!
20 Şubat 2020'de sabah işe gitmeye çalışırken istanbuldaki metro seferlerinde yaşanan aksaklık (bkz:link) nedeniyle başıma gelen ve bana Tom Hanks'in ünlü filmi Terminali hatırlatan olaydır.
2004 yapımı Dram/Komedi-drama türündeki filmde Tom Hansk'in canlandırdığı Victor Navorski; Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine New York'un Uluslararası Havaalanında mahsur kalıyor. Pasaportu artık geçersiz olduğu için Amerika'ya girme hakkını yitirmiş durumda olan Victor ne ülkesine geri dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorunda kaldığında başına gelmeyen kalmıyor.
Usa yönetmen Steven Spilberg'in gerçek bir hikayeden esinlenerek yaptığı bu muhteşem film Tom Hanks'in de usta oyunculuğuyla perçinlenmiş.Ve ortaya sıcacık ve trajikomik bi film çıkmış.
Sabah bir an hiç işe gidemeyecekmişim hep o metro durağında kalacakmışım gibi geldi. hııııyyy allah korusun...
Bize gelsene film falan izleriz teklifi!
Söyleyenin niyetine göre değişebilen teklif ve eylemdir. Ev boş ve film de korkuysa amaç genelde karşı cinse yakınlaşmadır. hadi siz de itiraf edin lisede, üniversitede veya iş hayatında kaçımız sevgilimizi çağırmak için bu yöntemi kullanmadık ki?
Onur Tuna'nın içinde milyonlarca küfür barındıran gülüşü
Onur Tuna, Tuvana Türkay, Altan Erkekli gibi oyuncuları kadrosunda bulunan Ağır Romantik filminin galasında yaşanan olaydır.
Filmin başrolü Onur Tuna, "Eğlenerek bu işi yaptık. Birlikte güzel sahnelerimiz oldu" tarzında açıklamalar yaptı. Ondan sonra söz alan Tuvana Türkay'sa fena bir gafa imza attı. Gerçi gaf demek ne kadar doğru o da tartışılır. Resmen rol arkadaşının sözlerini taklit edip "Biz çekerken çok eğlendik" deyip tuhaf bir kahkaha patlattı. Yetmedi, uzattıkça uzattı, "Biz çok eğlendik çekerken. Umarım izleyenler de bunu hissederler klişelerine girmeyeceğim" dedi, adamı utandırdı resmen.
Ama Onur Tuna'nın da öyle bir bakışı ve gülüşü vardı ki, içinden kim bilir ne küfürler geçti 😂
Bu arada bu olaydan sonra Onur Tuna dayanamayıp Tuvana Türkay'ı takip etmeyi bırakmış sosyal medyadan.
Tuvana Türkay da avukatıyla beraber kendisi hakkında hakarete varan yorumlar yapan kişileri tespit ediyormuş. (Bkz.)
Sen rol arkadaşına terbiyesizlik et, sonra seni eleştirenlerin peşine düş. Pes yani! (Küfürlü, hakaret içerikli paylaşımlar da affedilmemeli tabii.)
Müzik ve sinemada gözü doymayan Jennifer Lopez'in göz diktiği yeni sektör
Zamana meydana okuyan Jennifer Lopez'in müzik ve sinemadan sonra moda sektörüne el atmasıdır.
50 yaşındaki güzel sanatçı kendi adını taşıyan aksesuar markası altında piyasaya çıkarmaya hazırlandığı ayakkabı tasarımlarını tamamlamış bile.
Son zamanlarda moda devleriyle yaptığı reklam anlaşmalarıyla adından oldukça sık söz ettirmiş. 50 yaşındaki güzel sanatçı, sektöre kendi markasıyla girmeye hazırlanıyormuş.
Amerikalı sanatçı Instagram hesabından yaptığı paylaşımda The Camuto Group ile JLO Jennifer Lopez adından bir aksesuar markası çıkaracağını duyurmuş ve bu paylaşımı 1.7 milyondan fazla beğeni 13 binden fazla yorum almış.

Daha önce İtalyan markası Giuseppe Zanotti için ayakkabı tasarlamıştı.

Şimdi ise Lopez; botlar, sneakerlar, blok topuklar ve birçok stilettonun olduğu kendi koleksiyonun çizim ve tasarımları piyasaya sürülmek üzere tamamlanmış.
Lopez konuyla ilgili yaptığı açıklamada Kariyerinin başından beri yapmak istediği üç şey varmış bunlar: Müzik, film ve moda. Yeni koleksiyonun onun için çok önemli olan ve onun bir parçası haline gelen üç şehri temsil edecekmiş: New York, Los Angeles ve Miami.
Önümüzdeki ay Designer Shoe Warehouse’ta (DSW) satışa sunulacak olan ayakkabı koleksiyonu gelecekte çanta tasarımlarının takip etmesini bekliyoruz.
İmzasını attığı her işte başarılı olan Lopez'in bu işte de harikalar yaratacağına inanıyorum ve ne yalan söyleyeyim moda da adını zirveye yazdırmayı başaracak gibi.
Robert Downey Jr ve Tom Holland'ın oynadığı Geleceğe Dönüş filmi
Yüz değiştirme olarak bilinen deepfake yöntemiyle efsane Geleceğe Dönüş filminde; demir Adam'ı oynayan Robert Downey Jr ve Örümcek Adam'ı oynayan Tom Holland'ın oynatıldığı alternatif bir Geleceğe Dönüş sahnesi denemesidir.
Çocuklar için film önerisi: Vahşetin Çağrısı
Aslında bir romandan uyarlanan bu film Hayvanlarla ilgili yazılmış bir kitabdır. Kahramanları; Buck:Kahverengi tüylü bir köpektir.
Hikayenin başında bir ev köpeğidir fakat sahibinin uşağı onu kumarda Alaska’da altın arayan adamlara kızak çekici köpek olarak satmıştır.
Kitabı çok güzel ve sürükleyiciydi. Şimdi ise filmi viziyona giriyormuş. Fragmanını izleyince bile etkilenmemek elde değil.
Efektler,sahneler,oyunculuk ve atmosfer muazzam.
Haftasonu çocuklarıyla sinemaya gitmek isteyen ailelere önerilebilecek bir film bence.

Sabahları çizgi film izlemek
Özellikle 80li ve 90lı yıllarda çocukluğu geçen ben ve benim gibilerin hala büyük bir özlenmle yapmak istediği ve çoluk çocuğu okula göndermeden önce çaktırmadan tv'den çizgi film kanalı açarak gidermeye çalıştığı gizli özlemdir.
Ersin Korkut'un kurşun sesi silah sesi taklidi ve Survivor 2020 performansı
BKM'nin sevilen komedi oyuncularından Ersin Korkut, Acun Ilıcalı'nın ani bir kararıyla Survivor ada yolunu tutunca, gerek sosyal medyada gerekse basında "Esin cılız bir insan bu yarışmada ne yapabilir ki, Acun Ilıcalı bunu neden seçmiş olabilir ki" tartışmları başlamıştı.
16 Şubatta başlayan yarışmadan ilk görüntüler geldiğinde aslında Acun'un seçim nedeni de biraz netleşmiş oldu.
Ersin korkut dizi ve filmlerde yaptığı şaklabanlıklarla takımını motive etmeyi ve programa farklı bir renk katmayı başarmış gibi görünüyor.
Yok arkadaşına ağzıyla kurşun sesi yaparak vurmuş gibi yapmışta yok bilmem ne! Arkadaş ahanda aşağıdaki videonda görüleceği üzere 10 yıldır bu kursun taklidini her yerde yapıyor. Yeni bir şey değil ki.
Heee şimdi asıl soru şu, Survivor bir doğaya karşı fiziksel ve zihinsel güçle yetenekle hayatta kalma yarışması mı yoksa bir komedi şov mu?
Tüm dünya ilk seçenek çerçevesinde yarışmayı yapıyor. Ama anlaşılan Acun yarışmada komiklik dalan da istiyor.
Eeee haksız da değil, cinselliği özellikle de kadın cinselliğini kullanamıyor artık (dekolteler, basenler yakın çekimler falan) kala kala yer elması Ersin Korkut'un şaklabanlığına kalmış. Zor iş...
Yeşilçam yıldızı Şehnaz Dilan'a evlilik dışı çocuk suçlaması
Yeşilçam oyuncusu Şehnaz Dilan’a eski eşi Can Apa tarafından yapılan suçlamadır. Adam, 1991 doğumlu çocuğu Uğur’un evlilik tarihinden 7 ay 15 gün sonra dünyaya geldiğini, bu durumda çocuğun kendi oğlu olmadığını iddia edip soy bağı reddi davası açmış.
İlk boşanmada zaten güvenin bitmiş kardeşim, kalkıp tekrar evleniyorsun, evlilik yürümeyince bu defa çocuğu bahane ediyorsun. Pes be abi bu kadar da olmaz ki!

Acaba Nuri Alço ile başrolünde olduğu 1986 yapımı Vazife Uğruna filmi gerçek mi oldu? O filmde gazozuna ilaç katma olayı vardı da. (bkz)
Okuyanın 3 hafta içinde profesör olduğu defter!
Kamal Sunal'ın ünlü Sakar Şakir filminde, kendisine miraz kalan bakkaldaki veresiye defterini tartarak mahalleliye satan Kemal Sunal'ın "valla kurtarmaz" nidalı efsane sahnesi.
İntihara kalkışan kızı vazgeçireyim derken bunalıma sokan adam!
Hayattan yana nasibini alamadığı için deniz kenarında "ölüm neredesin" nidalarıyla intihara kalkışan Serpil Çakmaklı ve kızı kurtaracağım derken ölüm koçluğuna soyunan Yalçın Gülhan'ın oynadığı keşke üstü yeşilçam sanesidir.
Bazı sanatçı ve senaristlerin ayda 2 film çevirdiği yeşilçam yıllarında her yerde mantık aramak kadar mantıksız bir şey yoktur sanırım zaten seyirci nezdinde gereği de yoktu. Umarım o yıllarda bu iki gerzek karakteri içselleştirip sağda solda bu şekilde intihara kalkışan veya intihara kalkışanı bu şekilde kurtarmaya çalışan olmamıştır.
Sakın denemeyin:
Sevdiğin diziyi birkaç kelimeyle anlat
Herhalde, galüba, sanursam (bkz)
Türkiye'de yayınlanan en komik, en samimi komedi filmlerinden biri olan 7 Numara'ya ait repliktir. Zeka küpü Haydar sık sık kullanırdı.
