Selvi Boylum Al Yazmalım'ın Cemşiti Ahmet Mekin'i ağlatan ölüm!
Sevginin ne olduğunu iliklerimize kadar hissetmemize neden olan efsane film Selvi Boylum Al Yazmalım'ın Cemşiti Ahmet Mekin'in ölen 64 yıllık eşinin ardından bize yeniden sevginin ne olduğunu hatırlatırcasına hıçkıra hıçkıra akıttığı gözyaşıdır.
Başın sağolsun Allah sabır versin koca yürekli adam Ahmet Mekin...
90lar Türk televizyon yayıncılığı: erotizm, içki, sigara, taciz!
Mayıs 1994'te kurulan RTÜK'ün kendisinin dahi neden kurulduğunu bilmediği ve teee 2000lerin başına kadar da bu konuda raştırma yaptığı 90lı yıllarda Türk televizyon ekranlarında isteyen istediğini yayınlıyordu.
Show TV'nin saat 21:00 civarında ekrana getirdiği kırmızı noktalı filmlerden, star TV'nin henüz utançtan renginin kırmızıya dönmediği mavi olduğu dönemde gece 11:30 gibi ekrana sürdüğü yasemin ile gece jimnastiği, yine Show TV'nin gece yarısına doğru ekrana sürdüğü tutti frutti ile resmen aile yapısının altına dinamit yerleştirdiler.
Allahtan RTÜK'ün neden kurulduğu 200lerin sonlarına doğru yavaş yavaş anlaşıldı da kanal yöneticilerine yavaş yavaş baskı yapıldı. Ve TRT'deki dansöz olayı da dahişl olmak üzere Türk ailesinin daha doğrusu insanının erotik yayınlarla imtihanı da bitmiş oldu.
Oluşan azgın azınlığın yardımına da yine 90ların ortalarına doğru şifreli erotik kanal Cine5 yetişti.
Peki erotik yayınlar bitti de her şey güllük gülistanlık mı oldu? elbette hayır, yaseminin, kırmızı noktalı yayınların bıraktığı boşluğa ibrahim tatlıses ve türevlerinin erkek egemen daha doğrusu maço egemen şov programları doldurdu.
İşte o tarihten itibren de bu türkücü ve şarkıcılar kanallara yaptıkları şov programlarıyla genel ahlaka aykırı ne varsa yapmaya başadılar. Programlarında sigara da içtiler, içki de içtiler, dansöz de oynattılar. Konuklarına açık açık sarkıntılık ve tacizde de bulundular ve bunu da köylü kurnazlığıyla işi şakaya vurarak yaptılar.
Bizler de yıllar süren bu pespayeleği ailecek izlemek zorunda kaldık.
Clear’ın yeni marka yüzü: Bensu Soral
Unilever firmasına ait markalardan Clear, yeni reklam kampanyası için oyuncu Bensu Soral ile anlaştı.
Şampuan markası Clear'ın yeni reklam yüzü olan Bensu Soral, kısa bir tanıtım için kamera karşısına geçti. Tanıtımda kendini göstermek isteyen kadınların ışıl ışıl, göz alıcı, kusursuz saçlara Clear'la ulaşacağı mesajı veriliyor.
Clear'ın kadınlara özel ürettiği serinin asıl reklam filmi ise yakın zamanda çekilecek.
Korku gerilim sevenler için en izlenilesi wampir dizileri!
90ların ortalarından TRT'de yayınlanan Alacakaranlık dizi serisiyle başlayan ve sonrasında 2000'li yıllarda çok ünlü olan film serisiyle devam eden vampir dizi filmlerine olan ilgimiz kuşkusuz aradan geçen bunca zana rağmen hiç dinmedi. ne zaman konusu wampir olan bir dizi veya film çıksa koşa koşa sinemaya gidiyor veya dijital platformlardan ayıla bayıla izliyoruz.
bu da benden size bir hizmet olsun işte sizler için derlediğim benim açımdan en izlenilesi 29 wampir dizisi.
1- Supernatural (2005– ) – IMDb Puanı: 8,4
2- What We Do in the Shadows (2019– ) – IMDb Puanı: 8,4
3- Buffy the Vampire Slayer (1997–2003) – IMDb Puanı: 8,2
4- The Originals (2013–2018) – IMDb Puanı: 8,2
5- Penny Dreadful (2014–2016) – IMDb Puanı: 8,2
6- American Horror Story (2011– ) – IMDb Puanı: 8,1
Öldürücü bir geçmişi olan bir ev, çılgın bir akıl hastanesi, bir cadı kubbesi, bir ucube şov sirki, perili bir otel, bir çiftlik evi, bir tarikat, kıyamet ve bir yaz kampı gibi farklı karakterlere ve konumlara odaklanan bir antoloji serisi. 5.sezonu ise vampirleri barındırıyor.
7- A Discovery of Witches (2018– ) – IMDb Puanı: 8,1
8- Castlevania (2017– ) – IMDb Puanı: 8,1
9- Preacher (2016–2019) – IMDb Puanı: 8
10- Da Vinci’s Demons (2013–2015) – IMDb Puanı: 8
11- True Blood (2008–2014) – IMDb Puanı: 7,9
12- Angel (1999–2004) – IMDb Puanı: 7,9
13- Dark Shadows (1966–1971) – IMDb Puanı: 7,9
14- Hellsing (2001–2002) – IMDb Puanı: 7,9
15- Ultraviolet (1998– ) – IMDb Puanı: 7,9
16- Being Human (2008–2013) – IMDb Puanı: 7,8
17- The Vampire Diaries (2009–2017) – IMDb Puanı: 7,7
18- Young Dracula (2006– ) – IMDb Puanı: 7,7
19- Blood+ (2005–2006) – IMDb Puanı: 7,7
20- Moonlight (2007–2008) – IMDb Puanı: 7,6
21- Forever Knight (1992–1996) – IMDb Puanı: 7,6
22- Being Human (2011–2014) – IMDb Puanı: 7,5
23- The Passage (2019) – IMDb Puanı: 7,4
24- Midnight, Texas (2017–2018)- IMDb Puanı: 7,4
25- Dracula (2013–2014) – IMDb Puanı: 7,4
26- The Strain (2014–2017) – IMDb Puanı: 7,3
27- Sanctuary (2008–2011) – IMDb Puanı: 7,3
28- Hemlock Grove (2013–2015) – IMDb Puanı: 7,2
29- NOS4A2 (2019– ) – IMDb Puanı: 6,7
The Witcher dizisinin yazarı Andrzej Sapkowski röportajı
İnternette denk geldiğim güzel bir röportaj var. Bildiğiniz gibi The Witcher dizisi Netflix platformunda yayınlandıktan sonra dünyada popülerliğini daha da arttırdı. Çünkü aslında The Witcher bir kitap serisi ve ardından bilgisayar oyunlarına uyarlanmış bir dünya.
Tabi ki böylesine kapsamlı ve geniş bir dünyayı ortaya çıkaran yazara da ilgi büyük. Övünmeyi pek sevmeyen ve net ifadeler kullanmaktan çekinmeyen yazar Andrzej Sapkowski'nin röportajını okurken kendisinden biraz soğuyabilirsiniz. Çünkü kendisi biraz fazla dobra gibi duruyor. Süslü kelimeleri sevmiyor ve net konuşuyor.
Daha fazla vakit kaybetmeden bu muhteşem dizinin, bilgisayar oyunlarının ve esas olarak kitabın yaratıcısıyla röportaja geçelim.

-The Witcher kitaplarınızı diziye uyarlamayı teklif ettiklerinde kendinizi nasıl hissettiniz? Çekinceleriniz oldu mu?
Başlangıçta bazı tereddütlerimin olduğunu itiraf etmem gerek. Daha önce de aynı şeyi teklif eden birçok kişi olmuştu ve çoğu ciddiyetten uzaktı. O yüzden umudumu kaybetmiştim ve ikna edilmem zordu. Derken birdenbire başka bir teklif ortaya çıkıverdi. Ama bu seferki oldukça profesyoneldi ve teklifi sunanlar çok sempatikti. Pozitif yaklaşmak için her tür sebebim vardı.
-Prodüksiyon aşamasına ne kadar katkıda bulundunuz?
Çok fazla değil. Böyle olmasını ben talep ettim. Çok çalışmayı ve uzun mesailere kalmayı sevmem. Aslına bakarsanız çalışmaktan hiç hoşlanmam. “İlk taşı günahsız olanınız atsın.” Yuhanna 8:7.
-Diziye eklenmesi için ısrar ya da mücadele ettiğiniz bir şey var mıydı?
Bilginiz olsun diye söylüyorum, sanatçıların ve kendilerini ifade ediş şekillerinin özgür olması gerektiğine inanıyorum. Başka sanatçılara karışmak ya da kendi görüşümü onlara zorla kabul ettirmek gibi huyum yoktur. Hiçbir şey için ısrar ya da mücadele etmem. Sadece tavsiye veririm. O da gerektiği zaman. Ve benden böyle bir şey istenirse.

-Dizide yapılmasını kabul ettiğiniz ya da eserinize farklı bir açıdan bakmanızı sağlayan kreatif değişiklikler var mı?
Bu kaçınılmaz. Kelimeleri bazı kayıplar yaşanmadan görüntüye dökemezsiniz. Ama detayları kendime saklamayı tercih ederim.
-Dizinin çekim süreci sırasında sizi en çok şaşırtan şey neydi?
Bir sürü şey vardı. Üstelik kolay kolay şaşıran biri değilimdir. İster inanın ister inanmayın, hikâyelerimi yazarken onları zihnimde canlandırmam. Yazmak benim için görsel bir süreç değildir. Sadece harfleri görür ve onlarla çalışırım. O yüzden eserlerimin görsel bir materyale – çizgi romana, oyuna veya filme – dönüştürüldüğünü gördüğümde bazen gerçekten de şaşırıyorum. Çoğunlukla da olumlu yönde.
-Sizce dizinin kitaplardan uyarladığı en iyi şey neydi?
İsmim jenerikte geçiyor. Diziyi övemem. Bu hoş olmaz.
-Peki, dizinin kitaplardan uyarlamayı başaramadığını düşündüğünüz bir şey var mı?
Böyle bir şeyi açıkça söylemek için aptal olmam lazım. İsmim jenerikte yer alıyor.

-The Witcher dizisini oyunlarla nasıl karşılaştırırsınız? Sizce avantajları ve dezavantajları neler?
Hiçbir şeyi The Witcher oyunlarıyla kıyaslayamam çünkü hiçbirini oynamadım. Çocukluğumdan beri oyun oynamadım. Muhtemelen poker ve briç hariç… Video oyunları bana göre değil. Eğlenmek için kitap okumayı tercih ederim. Her neyse, bana sorarsanız televizyon dizileri ile video oyunlarını karşılaştıramazsınız. İkisinin de çok farklı yaklaşımları, yapım aşamaları ve hedefleri var. Spagetti ile bisikleti kıyaslayamazsınız. İkisinin de avantajları ve dezavantajları olsa bile…
-Netflix dizisi yayınlandıktan sonra kitaplarınızın 500.000 kopya daha sattığını öğrendiğinizde tepkiniz ne oldu?
Bu soruya ne cevap vermemi bekliyorsunuz ki? Çok üzüldüğümü mü söyleyeyim? Ağladığımı mı? Yoksa intihar etmeyi düşündüğümü mü? Hayır efendim. Ne hissettiğim gayet bariz ve hiç de karmaşık değil.
-Dizi gösterime girdikten sonra The Witcher serisinin hem kitapları hem de oyunları tekrar popüler oldu. Sizce bunun sebebi ne olabilir?
Yazarının sıra dışı yeteneğinden dolayı diyesim var ama bunu yapmayacağım, bunun için fazla mütevazıyım. Sorunuza Latince bir atasözüyle cevap vereceğim: habent sua fata libelli. Kitapların kendi kaderleri vardır.

-Diziyi izlemeden önce kitaplarınızla hiç tanımamış olan insanların hikâyelerinizi ilk defa okuduklarında ne bulmalarını umuyorsunuz?
Bırakalım buna kendileri karar versin. Daha fazla beklemeyin bayanlar baylar. Kitapları okuyun.
-Şimdiden ikinci sezon onayını almış olan The Witcher dizisinin sonraki bölümlerinde görmeyi en çok beklediğiniz şey nedir?
Kitaplarını çok beğendiğim Joe Abercrombie’den bir alıntı yapmama izin verin: “Hayat aslında çok boktandır. O yüzden en iyisi beklentilerinizi düşük tutmaktır. Belki bu sayede güzel sürprizlerle karşılaşabilirsiniz.”
-Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Hayır. Teşekkürler.
Anında mimik değiştirebilen muhteşem Hintli çocuk!
Tekrar tekrar videoyu izlememe sebep olan ve duygular arasında ışık hızıyla geçebilen ve izlerken Türkiye'deki televizyon dizilerinde ve filmlerde tonla para lamalarına rağmen bizdeki çocuk oyuncuların zorlama sahnelerinden tiksinmeme neden olan mimik ustası saygı duyulası minik hintli çocuktur kendileri.
2 Şubat 2020 reyting sonuçları
2 Şubat 2020 tarihinin televizyon izlenme oranları belli oldu. total reytinglerde Fox TV'de yayınlanan Savaşçı dizisi birinci oldu. Star TV'deki Güvercin dizisi ikinci, ATV'de yayınlanan Şirinler 3 Kayıp Köy adlı sinema filmi üçüncü sırada yer aldı.
AB kategorisinde ise zirvede Şirinler 3 Kayıp Köy (Atv) var. Tv8'de ekrana gelen ve düello aşamasına geçilen şarkı yarışması O Ses Türkiye ikinci oldu. Gülbin Tosun ile Fox Ana Haber Hafta Sonu üçüncü sırada...



Show TV'de 'Neşeli Günler' filminin sansür yemesi
Show TV'nin yapmış olduğu ayıptır. Türk sinemasının kült filmi ve başrollerinde Münir Özkul, Adile Naşit, Oya Aydoğan, Şener Şen ve Ayşen Gruda'nın yer aldığı Neşeli Günler filminde geçen “İçişleri Bakanı arkadaşımdır, bir telefonla çıkardım” cümlesi filmden çıkarılmış.
Sansür bununla da bitmemiş. Filmin sonlarına doğru eylem yapan ailenin çocuklarının, Taksim’de önünde oturduğu anıtta yazan İlerici Gençlik Derneği (İGD) ifadesi de kapatılmış.

Show TV'de böyle gösterilmiş fakat orijinali aşağıdaki gibi

Yeşilçam'ın Ömercik'i Ömer Dönmez'in vefat etmesi
Yeşilçam'dan hayan son yıldızdır. "Ömercik" karakteriyle bilinen oyuncusu Ömer Dönmez, KOAH hastalığı nedeniyle 61 yaşında vefat etti. Ölüm haberi dün gelen ustanın cenazesi bugün Üsküdar'daki Selimiye Cami'nden kaldırıldı. Cenaze töreninde ailesi, rol arkadaşlarından Edis Hun, Zeynep Değirmencioğlu (Ayşecik), İzzet Günay ve sevenleri vardı. Ayşecik'le beraber maceraları hem güldürmüş hem hüzünlendirmişti. Allah rahmet eylesin.
Şu da ikilinin filmlerinden kısa bir kesit. Başka bir usta da var tabii filmde, Münir Özkul.
Stephen King'in Facebook hesabını kapatması
Birçok eseri dizi ve filme uyarlanan korku-gerilim romanlarının usta kalemi Stephen King'in sosyal medya devi Facebook'la ilgili aldığı karardır. Facebook’un siyasi içerikli reklâmlarda yanlış bilgiyi engellememesine tepki gösterip şu açıklamayı yapmış:
"Facebook’tan çıkıyorum. Siyasi reklâmlarda izin verilen yanlış bilgi yığınından memnun değilim, (Facebook’un) kullanıcılarının gizliliğini koruma kabiliyetine de güven duymuyorum. İsterseniz beni Twitter’dan takip edin."
Tabii bu mesajı Twitter'dan paylaşmış. Ee böyle böyle Facebook'un sonu gelecek. Çöplüğe dönüşecek iyice.
Allen Harris'in vefat etmesi
Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören Harris'in, 25 Ocak'ta tedavi gördüğü hastanede 81 yaşında yaşamını yitirdiğini açıklamış. Daily Star'da yer alan habere göre Harris'in menajerliğini yürüten şirket tarafından yapılan açıklamada, "Alan gerçek bir centilmen ve hayranların sevgilisiydi. Uzun yıllardır sağlık sorunlarıyla mücadele etmesine rağmen şovlara katılıp hayranlarıyla bir araya geliyordu. Huzurla uyu Alan" sözlerine yer vermiş.
Adam ne kadar yaşlanmış. O zamanın filmlerine göre harika bir teknolojiyle yapılmış bir filmde yer almış. Toprağı bol olsun

Yüzüklerin Efendisi filminde yakın çekimlerde kullanılan yüzük
Yüzüklerin Efendisi 7'den 70' herkesin sevdiği ve izlemekten keyif aldığı filmler arasına çok rahat girebilir. Filmin esas başrollerinden biri ise bana göre yüzüktür. Gerçekten harika bir albenisi var bu yüzüğün. Bakarken bile içiniz kamaşır.
Bu iç kamaşmasının sebebi ise aşağıdaki fotoğrafta görülüyor. Yüzüklerin Efendisi filminde yüzüğün yakın çekimleri için kullanılmak üzere yeni bir yüzük yapılmış. Filme bir kez daha hayran kaldım.

Mabel Matiz'in muhteşem klipleri
Ünlü şarkıcının kliplerine bakınca kalite koktuğunu anlıyoruz. Adam kliplerde dahi ülke sorunlarına değiniyor. Bu topraklardan da kaliteli işler çıkabileceğini bizlere gösteriyor.
Şu klibin güzelliğine bakın. Vuruculuğuna bakın. İzlerken kısa bir film izliyoruz etkisi yaratıyor. Yaşanmadı mı bu klipteki aşklar? Elbette yaşandı. Birileri tabi ki sevdiğine kavuşamadı. Mabel Matiz bu sorunlara çok güzel değinmiş.
Yine kültürümüze dair öğelerin barındığı ve çıplaklığın olmadan da milyonlar izlenebileceğiniz gösteren bir klip. Bu adam komple bir sanatçı. Şarkı sözleriyle, klibiyle, değindiği konularla. Bugün kaç adam var böyle? Piyasanın değil, halkın sanatçısı Mabel Matiz. Umarım daha uzun yıllar böyle muhteşem şarkılar ve böyle şahane klipler görürüz.
Tutunamayanlar Dogu Demirkol'un Yetenek Sizsiniz Turkiye'de elenmesi!
BKM mutfak çatısı altında yaptığı gösterilerle geniş kitlelere ulaşan ve büyük beğeni toplayan Dogu Demirkol'un Yetenek Sizsiniz Turkiye'de elendiği görüntüler ortaya çıkması durumudur.
Aleyna Tilki'deki cevheri göremeyen Yetenek Sizsiniz Turkiye ekibinin en önemli 2. yanılgısı gibi görünüyor şu an Dogu Demirkol.
Zira kendisi neredeyse aynı yetenk ile Ali Atay'ın Ölümlü Dünya ve Nuri Bilgi Ceylan'ın Ahlat Ağacı filmlerinde eleştirmenlerden tam not almayı bilmiştir.
Mersinli bir anneyle Çerkes kökenli Balıkesirli bir babadan dünyaya gelen 1985 Doğumlu Doğu demirkol'un yetenek konusundaki en iyi sınavı ise şu sıralar TRT1 ekranalrında izleyici ile buluşan Tutunamayanlar dizisidir.
Ölümü bizi en çok üzen dizi/film karakteri hangisi?
Hani bazı roller vardır ya film boyunca yaşaşın istersiniz ama senaritin hinlik yapıcam düşüncesiyle olmadık yerde olmadık dakikada ve olmadık şekilde ölürler. İşte benim için sanırım ölmesini istemediğim ama ani ölümüyle çok üzüldüğü karakter; ABC dizisi Lost'ta Michelle Rodriguez tarafından canlandırılan Ana Lucia Cortez karakteridir.
Ana Lucia ilk kez birinci sezon finalinde konuk oyuncu olarak göründü ve ikinci sezonda ana oyuncu kadrosuna katıldı. çok da iyi gidiyordu ama sanırım o zamanlar çıkan haberlere göre yanlış hatırlamıyorsam 3. sezon için parada anlaşamadıkları için kızı 2. sezonun son bölümünde hiç gereği yokken pat diye öldürdüler.
İşte böyle öldürmüşlerdi. Öldüren siyahi de rolüne remen "apla yapımcıyla anlaşacaktın işleri bu raddeye getirmeyecektin" der gibi öldürmüş kızı.
Hadi şimdi sıra sizde sizi en çok etkileyen dizi-film ölümleri hangisi? onları da aşağıya alalım.
Bu hafta vizyona giren filmler (27 Ocak - 2 Şubat 2019)
Pepsi'nin Coca Cola'ya gönderme yaptığı reklam
Super Bowl'da yeni kutu tasarımıyla Zero Sugar'ı tanıtmak isteyen Pepsi, yapmış olduğu reklamda resmen Coca Cola'ya taş atmış. Pepsi, çok ses getirecek bu reklamda H.E.R ve Missy Elliot'u kullanmış.
Rolling Stones klasiklerinden “Paint it Black”in markaya uyarlanan versiyonunun yer aldığı filmde kıpkırmızı bir rüyadan elindeki içecek kutusunun siyaha boyanmasıyla uyanan H.E.R., siyahlar içerisindeki Pepsi Zero Sugar evrenine geçip, Missy Elliott’a katılıyor.
Markalar arasında bu tarz atışmalar gerçekten çok iyi işlerin ortaya çıkmasına sebep oluyor. Eminim ki Coca Cola'nın da bu reklam filmine cevabı gecikmeyecektir.
Açık açık bir kavga şeklinde değil de, ufak bir göndermenin yapıldığı ve bu işin karşılık bulduğu işler çok daha kaliteli duruyor. Bence burada kaybeden olmayacak, kazanan iki taraf olacak.
Wonder Woman 1984 Soundtrack müziği!
5 Haziran 2020'de vizyona girmesi planlanan, başrollerini Gal Gadot, Chris Pine, Kristen Wiig, Pedro Pascal, Connie Nielsen ve Robin Wright'ın paylaştığı Patty Jenkins'in yönetmenliğini yaptığı DC Sinematik Evreni dokuzuncu filmi olan Wonder Woman 1984'ü izlememize henüz birkaç ay var fakat yayınlanan fragmanıyla (bkz:link) bizi şimdiden nostaljiye doyurmuş görünüyor.

1980'lerin AVM'lerinden kolu katlanan ceketlere, fragman yazılarından, dijital casio saatlerden bele takılan manavcı amca çantalarına değil pek çok nostaljik ürüne yer verilen film için hazırlanan fragmanda kullanılan müzik ise resmen beni benden alıp 80'lerin ortasına götürdü.
Meraklısı için buyrun kendisniz dinleyin ve başlık altına görüşünüzü entry olarak girin :)
Forrest Gump izlerken hissettiklerim!
1986 yılında yayınlanan Winston Groom’ın aynı adla romanından esinlenerek Robert Zemeckis tarafından filmi çekilen 1994 yapımı epik, romantik, komedi-drama karması Forrest Gump, Tom Hanks’in eşsiz performasnsıyla her izleyişimde beni benden almıştır.

Filmin nerdeyse her sahnesinde erdemli yaşam için örnek alınabilecek repliklerle doludur. En çok sevdiklerim ise şunlardır.
- Annem her zaman hayatın bir kutu çikolata gibi olduğunu söylerdi. İçinde ne olduğunu asla bilemezsin.
- Ben zeki bir adam değilim ama aşkın ne olduğunu çok iyi biliyorum.
Azim, sadakat ve masumiyetin dolu dolu anlatıldığı filmi her izlediğimde gözümden defalarca yaşlar süzülmüş ve gururumun elverdiği ölçüde o an yanımda bulunan sevdiklerime doyasıya sarılmış ve kendime insanların doğuştan gelen eksik yönlerini onlara hissettiremeyeceğime ve elimden geldiğince de onlara yardımcı olacağıma söz vermişimdir.
Gişede en başarılı 10 yönetmen
Dünya sineması birçok kaliteli yönetmene sahip. Yapmış oldukları filmlerle dikkatleri üzerine çeken ve gişede adeta altın gibi parlayanlar ise bu piyasa çok daha fazla dikkat çekiyor.
Eskiden işin maddi tarafından daha çok sanatsal kısmına önem verilirken şimdi yönetmenlerin ne kadar kazandırdığı da önemli konular arasında. Özellikle yapımcılar adına bu durum çok daha fazla önem arz ediyor.
Gişeye damgasını vuran en başarılı 10 yönetmen arasında hiç tahmin etmeyeceğiniz isimler de kendilerine yer bulmuş.
İşte o liste...
10) Jon Favreau

- En önemli filmleri: Elf (2003), Zathura: A Space Adventure (2005), Iron Man (2008), Iron Man 2 (2010), Cowboys and Aliens (2011), The Jungle Book (2016), The Lion King (2019).
- ABD: $1,878,450,274
- Uluslararası: $2,455,399,271
- Dünya çapında toplam: $4,333,849,545
- Ortalama: $481,538,838 (9 film)
Jon Favreau, kamera arkasındaki başarısına ulaşmadan önce kariyerine bir komedi oyuncusu olarak başladı. MCU’da Happy Hogan rolüyle de karşımıza çıkan Favreau, ilk iki Iron Man filminin yönetmenliğini de üstlenmişti. Başarılı isim The Jungle Book ve The Lion King gibi iki Disney remake filminin de yönetmenlik koltuğunda yer aldı.
9) Tim Burton

- En önemli filmleri: Pee-wee’s Big Adventure (1985), Beetlejuice (1988), Batman (1989), Edward Scissorhands (1990), Batman Returns (1992), Ed Wood (1994) Sleepy Hollow (1999), Planet of the Apes (2001), Charlie and the Chocolate Factory (2005), Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street (2007), Alice in Wonderland (2010), Dark Shadows (2012), Miss Peregrine’s Home for Peculiar Children (2016), Dumbo (2019).
- ABD: $1,952,305,730
- Uluslararası: $2,460,348,169
- Dünya çapında toplam: $4,412,653,899
- Ortalama: $232,244,942 (19 film)
Gişede en başarılı yönetmenler listesinde görsel dil anlamında en ayrı köşede duran isim Tim Burton. Viktoryen korku hikayelerini anımsatan gotik tarzıyla ‘Burtonesque’ terimini sinemaya kazandıran ünlü yönetmen, 1989 yılında Batman karakterini ilk kez beyazperdeye taşıdı. Burton, Alice in Wonderland ile milyar dolar başarısını aşmasının yanı sıra 2019’da da Dumbo ile Disney remake filmlerine devam etti.
8) J.J Abrams

- En önemli filmler: Mission: Impossible III (2006), Star Trek (2009), Super 8 (2011), Star Trek Into Darkness (2013), Star Wars: The Force Awakens (2015), Star Wars: The Rise of Skywalker (2019).
- ABD: $2,185,259,572
- Uluslararası: $2,440,728,880
- Dünya çapında toplam: $4,625,988,452
- Ortalama: $768,644,669 (6 film)
Kısa bir süre önce yapımcılık, yönetmenlik ve yazarlığını üstlendiği televizyon dizileriyle adından söz ettiren J.J Abrams, artık Hollywood’un en çok tanınan isimlerinden biri. Star Trek ve Star Wars markalarının yeni filmlerini seyirciyle buluşturan yönetmen, The Last Jedi ile ayrıldığı yeni Star Wars üçlemesinin finali için geri döndü.
7) Christopher Nolan

- En önemli filmler: Memento (2000), Insomnia (2002), Batman Begins (2005), The Prestige (2006), The Dark Knight (2008), Inception (2010), The Dark Knight Rises (2012), Interstellar (2014), Dunkirk (2017).
- ABD: $2,003,864,469
- Uluslararası: $2,700,391,359
- Dünya çapında toplam: $4,704,255,828
- Ortalama: $470,425,583 (10 film)
Batman üçlemesiyle birlikte süper kahraman filmlerine olan bakış açısını kökten değiştiren Christopher Nolan, süper kahraman temalı blockbuster filmleri için de yepyeni bir çağ açmış oldu. 2017 yılında vizyona giren Dunkirk ile Akademi Ödülleri’nde En İyi Yönetmen kategorisinde aday gösterilen Nolan, geçtiğimiz on yıla unutulması güç birden fazla film sığdırmayı başardı.
6) David Yates

- En önemli filmler: Harry Potter and the Order of the Phoenix (2007), Harry Potter and the Half-Blood Prince (2009), Harry Potter and the Deathly Hallows, Parts 1 and 2 (2010 – 2011), The Legend of Tarzan (2016), Fantastic Beasts and Where to Find Them (2016), Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald (2018).
- ABD: $1,791,787,800
- Uluslararası: $4,192,152,113
- Dünya çapında toplam: $5,983,939,913
- Ortalama: $854,848,559 (7 film)
İngiliz yönetmen David Yates’in gişe başarısı J.K Rowling’in Harry Potter evrenine doğrudan bağlı. Potter evreninde en çok film yöneten isim olan Yates, Fantastic Beasts prequel serisinin de yönetmeni olarak görev alıyor. Potter evrenine ait on film, James Bond ve Orta Dünya’yı geçerek tüm zamanların en çok hasılat elde eden üçüncü markası olmayı başardı.
5) James Cameron

- En önemli filmler: The Terminator (1984), Aliens (1986), The Abyss (1989), Terminator 2: Judgment Day (1991), True Lies (1994), Titanic (1997), Avatar (2009).
- ABD: $1,973,102,841
- Uluslararası: $4,262,628,452
- Dünya çapında toplam: $6,235,731,293
- Ortalama: $779,466,412 (8 film)
Tüm zamanların en çok gişe hasılatı elde eden iki filmi James Cameron’a ait. İlk olarak Titanic ile Hollywood’un geleceğini şekillendiren Cameron, 12 yıl sonra bu sefer Avatar ile sinema endüstrisinde yeni bir çağ başlatmıştı. 2009 yılında vizyona giren Avatar ile birlikte sinema ve teknoloji arasındaki birliktelik hiç olmadığı kadar öne çıktı. 2019 yılında vizyona giren Avengers: Endgame filmine dek Avatar’ın 2.8 milyar dolara yakın dünya çapında hasılatının yanına yaklaşabilen herhangi bir yapım olmamıştı.
4) Michael Bay

- En önemli filmler: Bad Boys (1995), The Rock (1996), Armageddon (1998), Pearl Harbor (2001), Bad Boys II (2003), The Island (2005), Transformers series (2007 – 2017), 13 Hours: The Secret Soldiers of Benghazi (2016).
- ABD: $2,326,279,619
- Uluslararası: $4,117,388,498
- Dünya çapında toplam: $6,443,668,117
- Ortalama: $495,666,778 (13 film)
Michael Bay, oldukça eleştirilen bir yönetmen olsa da bugüne dek ‘para kazandıran yönetmenler’ listesinin başında gelen isimlerden biri oldu. Patlama efektleri, yüksek bütçeler ve maksimize edilmiş aksiyon sahneleriyle adından söz ettiren Bay’in blockbuster filmlerini değiştiren tarzı çoğu kişi tarafından taklit edildi. Her biri Michael Bay tarafından yönetilen beş Transformers filmi dünya çapında toplamda 4.3 milyar doların üzerinde gişe hasılatı elde etti.
3) Peter Jackson

- En önemli filmler: Bad Taste (1987), Meet the Feebles (1989), Braindead (1992), Heavenly Creatures (1994), The Frighteners (1996), The Lord of the Rings trilogy (2001 – 2003), King Kong (2005), The Lovely Bones (2009), The Hobbit Trilogy (2012 – 2014).
- ABD: $2,152,298,031
- Uluslararası: $4,393,744,584
- Dünya çapında toplam: $6,546,042,615
- Ortalama: $503,541,740 (13 film)
Kariyerinin başları B sınıf filmlerle dolu olan Peter Jackson, ileri dönemde imza attığı işler ile gişenin en başarılı yönetmenlerinin başında gelen isimlerden biri. Lord of the Rings ve Hobbit üçlemeleriyle mega bir franchise kurmayı başaran yönetmen, The Lovely Bones gibi finansal anlamda başarısız projelerde de yer alsa da Orta Dünya sayesinde listenin ilk sıralarına adını yazdırmayı başardı.
2) Joe ve Anthony Russo

- En önemli filmler: You, Me and Dupree (2006), Captain America: The Winter Soldier (2014), Captain America: Civil War (2016), Avengers: Infinity War (2018), Avengers: Endgame (2019).
- ABD: $2,280,821,799
- Uluslararası: $4,563,426,767
- Dünya çapında toplam: $6,844,248,566
- Ortalama: $1,140,708,094 (6 film)
Russo Kardeşler, Captain America üçlemesinin ikinci filmi için yönetmenlik koltuğuna oturmadan önce Community dizisiyle tanınıyordu. İkili, oldukça kısa bir süre içerisinde Marvel Sinematik Evreni’nde yer almış en başarılı yönetmenler olarak kabul görmeyi başararak 2018 ve 2019 yıllarının gişe lideri Avengers filmlerine imza attı. 2019 yılında vizyona giren Avengers: Endgame, tüm zamanların en çok gişe hasılatı elde eden filmi oldu.
1) Steven Spielberg

- En önemli filmler: Jaws (1975), Close Encounters of the Third Kind (1977), Raiders of the Lost Ark (1981), E.T. the Extra-Terrestrial (1982), Indiana Jones and the Temple of Doom (1984), The Color Purple (1985), Indiana Jones and the Last Crusade (1989), Jurassic Park (1993), Schindler’s List (1993), Saving Private Ryan (1998), War of the Worlds (2005), The Adventures of Tintin (2011), Ready Player One (2018).
- ABD: $4,542,164,603
- Uluslararası: $6,006,292,258
- Dünya çapında toplam: $10,548,456,861
- Ortalama: $329,639,277 (32 film)
Steven Spielberg, sinema tarihinin en ilham verici ve en çok tanınan yönetmenlerinden biri. Jaws ile birlikte blockbuster ve yaz filmleri kavramlarına yön veren yönetmen, 1980’li yılların ikonik aksiyon karakteri Indiana Jones ile kendisinden sonra birçok yapıma ilham kaynağı oldu. Schindler’s List ve Saving Private Ryan filmleri sayesinde Akademi tarafından En İyi Yönetmen ödülüne layık görülen Spielberg, son olarak 2018 yılının gişede en başarılı yapımlarından Ready Player One’a imza attı.
