Kışın izlenebilecek en iyi Türk filmi: Buzlar Çözülmeden (1965)

Sanırım çekim imkanlarının zorluğundan ve biraz da oyuncuların kaprislerinden olsa gerek Türk sinemasında bgol karlı kışlı film görmek pek de mümkün değil. Hiç yok denemez elbet Nuri bilge Ceylan’ın Kış Uykusu ve Özhan Eren’in 120 filmleri gibi filmler var ama bunlara çok da kış temalı demek mümkün değil. Hele hele Cüneyt Arkın, Tarık Akan vb. oyuncuların Yeşilçam için oynadıkları Bolu – kartalkaya kayaklı şömineli filmlere hiç değinmeyelim şimdi.

Tarık Akan’ın 1984 yapımı Derman ve Kadir İnanır’ın 1984 yapımı Katırcılar filmleri bir nebze olsun kışı bize hisettirmişlerdir elbet bana göre bu iki filmin de hakkını yemeden bu konuda beni en çok etkileyen filmi paylaşmak istiyorum sizinle. 

Kemal Sunal’ın 1986 yapımı Deli Deli Küpeli filmini hatırlayanınız olacaktır. Benim bu başlıkta tavsiye edeceğim film işte bu filmin ilk versiyonu olan 1965 yapımı Fikret Hakan’ın oynadığı siyah beyaz film Buzlar Çözülmeden olacak.

Nejat Saydam'ın yönettiği 1 saat 33 dakikalık filmde; 60 ihtilalinden sonra akıl hastanesinden kaçıp yolları kar nedeniyle kapanan bir anadolu kasabasına sığınan, başroldeki fikret hakan ve yanındaki diğer karakterin kasabalı tarafından kaymakam ve jandarma sanılmaları sonrasında yaşanan trajı komik olayları anlatıyor.

"bozuk düzeni akıllılar değil, deliler düzeltebilir ancak" mottosuyla işlenen hikayede kasabada dönen tüm düzen çarlarına çomak sokan 2 deliyi kasabalı bir yandan kahrama yaparken 2 delinin ise 2 derdi vardır. Birincisi kasabadaki sömürüye son vermek ikincisi isi tüm buınları köyün sistem ile bağını koparan karlar erimeden önce bititrebilmek.

Film gerek Ali Şen gibi güçlü yan rolleriyle gerekse iliklerinize kadar hissedeceğiniz 1965 Türkiye'sinin çetin kış ortamıyla bu soğuk kış günlerinden sıcak bir çay ve kahve ile sizi alıp bambaşka bir diyara götürecek.

Unutmayın: Deliliğin İktidarı Buzlar Çözülene Kadar... 

(0) (0)
necodet 16.01.2020 14:46

Mutlaka izlenmesi gereken Güney Kore filmleri

Türkiye'de henüz çok pahalı olsa da internet hızındaki muazzam artış, teknoloji kullanımının artması ve netfilix gibi dijital dizi film izletme platformları sayesinde benim gibi izlemeyi seven vatandaş artık yerli dizi filmlerle yetinmez zorunda değil. Değil ama bu bugüne kadar olduğu gibi yerli dışında Holywood yapımlarına da mahkum değiliz artık. Dünyanın pek çok ülkesinde tadına doyulmayacak yapımlara imza atılıyor, bunların başında ise bana göre Güney Kore sineması geliyor. Minik çekik dostlarımız sadece iş makineleri ve cep telefonlarında değil dizi ve film konusunda da bence çok iyiler. Bu başarı sadece senaryo anlamında değil elbette hem senaryo hem de yönetmenlik ve oyunculuk anlamında zirve noktasında işler ortaya koyuyor. Örneğin bizde yayınlanan dizilerin çok büyük bir bölümü Kore uyarlaması, film konusunda da yavaş yavaş Kore uyarlamasına girişmiş bulunuyoruz. Örneğin 2019'un en çok iş yapan yerli yapımı 7. Koğuş Mucizesi de aynı adlı bu Kore filminden uyarlamadır. İşte size birbirinden muhteşem Güney Kore filmleri:
(0) (0)
tivitrend 16.01.2020 13:26

Türklerin tarihi film yapamaması

Beni rahatsız eden durumdur. Böyle büyük bir geçmişe, böylesine büyük bir tarihe sahip olup, bu kadar kıt tarihi filmlerimizin olması beni üzüyor açıkçası.

Geçmişte yapılan Kara Murat, Tarkan falan bile insana keyif veriyor. Çünkü o zamanki imkanlara göre iyiymiş diyorsun ve kendini avutuyorsun. Ama günümüzde artık Türkiye'de olmayan teknoloji yok. Sinema alanında da belli bir seviyeye geldiğimizi düşünüyorum. Neden tarihimizi adam gibi anlatan filmler çekilmiyor? Bunu da sorgulamadan edemiyorum.

Fetih 1453, 120 gibi filmler yapıldı ama hiç bir şekilde yeterli bulmuyorum bu filmleri. Özellikle Fetih 1453 tam bir fiyaskoydu. Şu kadar para harcandı vs vs diye de bir ton reklamı yapılmıştı. Ama gerçekten bekleneni veremediğini söylemek lazım. İzleyenleri gerçekten etkisi altına aldığını düşünmüyorum. Elbette belli bir kesim çok beğenmiştir ama o kesimin de gerçekten sinemaya değer verdiğini düşünmüyorum. "Tarihi film oldu, biz kazandık oley" kafası.

Elin Amerikanı bile 200 yıllık tarihini öyle bir anlatıyor ki, dünyayı etkisi altına alıyor. Tarihi olayların gidişatını bile manipüle ediyor adamlar. Biz ne yapıyoruz? Çanakkale destanını anlatabildik mi? Malazgirt'i anlatabildik mi? Bir tanesi için adam gibi bir belgesel dahi yapamadık. Elimizde maden var ama işleyecek adam yok.

Şimdi Netflix'te yeni bir belgesel-dizi çıkıyor. 6 bölümlük bir seri. Onu da Netflix yapıyor. İstanbul'un fethini biz değil onlar anlatacak. Bakalım nasıl bir yapım çıkacak ortaya göreceğiz.

Artık son umudum olarak Alper Çağlar kaldı. Dağ, Dağ 2, Börü filmlerinin yönetmeni. Göktürk üçlemesini yapacağını ve çekimlerinin devam ettiğini söylemişti. Umarım bizlere harika bir film ve sinema tekniği sunar da bizler de bu işi yapabiliyoruz diyebiliriz. Belli ki başka birinin el atacağı yok bu işe. Dağ ve Dağ 2 filmlerine bakınca da çok kötü bir film çıkacağını düşünmüyorum. Umarım bizleri yanıltmaz Alper Çağlar...

(0) (0)
leon 16.01.2020 12:53

Kardeşi öldüğü için canlı yayında ağlayan spiker

Irak'ta Dijlah TV kanalında haber sunmadan önce Irak ordusunda binbaşı olarak görev yapan abisinin ölüm haberini alan spiker Sugar Abbas Jamil, canlı yayında göz yaşlarını tutamamış ve bu durumdan dolayı özür dileyerek yayına devam etmiş.

Sugar Abbas "Medyada çalışırken öğrendiğim şeylerden biri, kişisel hayatı stüdyonun kapılarının arkasında bırakmanız gerektiğidir. Bu nedenle, programa devam edeceğim ve ülkede neler olduğu hakkında en son haberleri size bildireceğim" açıklamasını yapmış.

Tamam sen yayına devam etmek istemiş olabilirsin ama kimse mi demedi kardeşim başkası sunsun diye. Profesyonellikten çok, sıkıntılı bir psikolojiyle alınmış bir karar olduğunu düşünüyorum.

(0) (0)
tanercetin 16.01.2020 12:46

Acun Ilıcalı'nın babasıyla ilgili aklından çıkmayan anısı

TV8'in patronu Acun Ilıcalı'nın aklından çıkmayan olaydır. Kendi kanalında yayınlanan Eser Yenenler Show'da yıllar önce rahmetli babasıyla arasında geçen eğitim konulu bir anıyı dinleyince aklıma öğrencilik yıllarım geldi. Ben de bu tarz şeyler yaşadım ama benim kanalım olmadı hiç 😔

(0) (0)
electrolover 16.01.2020 12:37

'2020 model' Hürriyet Emlak reklamı

Kısa süre önce teknik altyapısından kullanıcı arayüzüne dek tamamen yenilenen hurriyetemlak.com, “2020 model Hürriyet Emlak” reklam filmleriyle ekrana gelmiş.

Emlak sektörünü tek bir çatı altında buluşturan hurriyetemlak.com, hem web sitesini hem de iş ortaklarının kullandığı ekranları yenilemiş.

İlan girişini 2 dakikaya kadar indirerek “Türkiye’nin en hızlı ilan sitesi” olan Hürriyet Emlak, reklam filmlerinde yenilenen web sitesini “hurriyetemlak.com’u gördünüz mü?” sloganıyla duyurmuş.

Reklam biraz kısa olmuş ama verilmek istenen mesajı net olarak vermesi açısından beğendim. Özellikle iki dakikada ilan verebilme olayı cezbedici duruyor. 

(0) (0)
neil 16.01.2020 11:44

Zemheri dizisinin reytinglerde sınıfta kalması

Show TV'de dün akşam ilk bölümüyle yayına giren Zemheri dizisinin beklentilerin altında kaldığını gösteren tablodur.

Başrollerini Ayça Ayşin Turan, Alperen Duymaz, Caner Cindoruk ve Hazal Filiz Küçükköse'nin paylaştığı dizi, total reytinglerde 11'inci, AB reytinglerinde ise 6'ncı sırada. Benim Adım Melek, Doğduğun Ev Kaderindir, Afili Aşk gibi rakip dizilerin gerisinde kalmış. Hatta kadın programları (Müge Anlı, Esra Erol) ve ana haber bültenleri de geçmiş Zemheri'yi (bkz.)

Dizinin konusu şöyle; ikiz kardeşinden ayrı bırakılıp evlatlık verilen karakter, üvey kardeşine aşık oluyor. İkizi olduğunu öğrendikten sonra peşine düşen karakter, kardeşini bulduğunda ise bir cinayete kurban veriyor. Polis kılığına giren bu karakter kardeşinin intikamını almak için mücadele veriyor.

Kore yapımı Resurrection adlı diziden uyarlama. Bazı sahnelerde adalet ve aşkın büyüklüğünü de sorgulatıyor insana. Ama maalesef yine bir zengin kız-fakir oğlan/zengin oğlan-fakir kız yinelemesi. Bu dizide zengin fakir tekdüzeliğini "kardeş" ile biraz farklılaştırmışlar. 2 zengin kardeş (bir kız, bir erkek), fakir kız-erkeğe göz diker. Fakir karakterlerden kız olanının ailesi paraya düşkün, şiddete meyilli olarak gösterilmiş. Daha önce kim bilir kaç dizimizde işlendi bu durum. 

Belki ilk bölümden bu kadar olumsuz konuşmak çok erken olabilir ama insanlar farklı hikayeler görmek istiyor ekranda.

(0) (0)
poloko 16.01.2020 11:30

Hitchcock'un renkli filmleri 39. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecekmiş!

Tek kanallı yıllarda -ki bunun da belli bir kısmı siyah beyaz- TRT'den izlediğim ve her izlediğimde de neredeyse altıma işememe neden olan “Gerilim Ustası” Alfred Hitchcock’un renkli çektiği tüm filmler İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 10-21 Nisan tarihleri arasında yapılacak 39. İstanbul Film Festivali’de gösterilecekmiş.

Korkuyu değil gerilimi beyazperdeye taşıyan ve “başkaları izleyiciye hayat dilimleri versin; ben onlara pasta dilimleri veriyorum” diyen Alfred Hitchcock'un her biri bir başyapıt olan 15 uzun metrajlı renkli filmin yenilenmiş kopyalarından gösterileceği seçki yönetmenin filmografisine farklı bir açıdan yaklaşıyor.

37 ekran siyah beyaz tüplü tv'de dahi tüylerimi diken diken eden yapımların restore edilmiş halleriyle dev sinema perdesinde yaratacağı etkiyi düşünürken bile heyecanlandım valla.

Hitchcock Renkli bölümünde yer alacak filmler şunlar:

Ölüm Kararı / Rope (1948)

Kapri Yıldızı / Under Capricorn (1949)

Cinayet Var / Dial M for Murder (3D) (1954)

Arka Pencere / Rear Window (1954)

Kelepçeli Âşık / To Catch A Thief (1955)

The Trouble with Harry (1955)

Tehlikeli Adam / The Man Who Knew Too Much (1956)

Ölüm Korkusu / Vertigo (1958)

Gizli Teşkilat / North by Northwest (1959)

Kuşlar / The Birds (1963)

Hırsız Kız / Marnie (1964)

Esrar Perdesi / Torn Curtain (1966)

Topaz (1969)

Cinnet / Frenzy (1972)

Aile Oyunu / Family Plot (1976)

(0) (0)
spike73 16.01.2020 10:50

15 Ocak 2020 reyting sonuçları

15 Ocak 2020 çarşamba gününün televizyon izlenme oranları belli oldu. 

Total reytinglerde en çok izlenen yapım Fatih Portakal ile Fox Ana Haber oldu. ATV'de yayınlanan Ziraat Türkiye Kupası son 16 turundaki Çaykur Rizespor-Galatasaray maçı en çok takip edilen ikinci yapım oldu. Başrollerini Nehir Erdoğan ile Kutsi'nin paylaştığı TRT 1'in Benim Adım Melek dizisi ise üçüncü sırada.

AB grubu reyrtinlerde de birincilik yine Fatih Portakal ile Fox Aba Haber'in. İkinci sırada ATV'deki Çaykur Rizespor-Galatasaray arasındaki kupa maçı var. Star TV'de ekrana gelen Yol Arkadaşım 2 adlı yerli sinema filmi ise üçüncü oldu.

(0) (0)
ubi bene ibi patria 16.01.2020 10:47

İntihar etmek isteyen kişiyi Müge Anlı ve Esra Erol'un kurtarması

Bahçelievler'de intihar etmek isteyen bir kişi yüksek gerilim hattı direğine çıkarak bu eylemini gerçekleştirmek istemiş. Çevredeki insanların polise ve itfaiye haber vermesiyle olay yerine ekipler gelmiş.

İtfaiye ekipleri tedbir amacıyla branda açarken, o sırada yoldan geçmekte olan Müge Anlı, aracından inerek duruma yardım etmek istemiş. İtfaiye merdiveniyle intihar etmek isteyen kişinin yanına giden Anlı, bu şekilde ikna edemeyince, yere inerek megafonla olaya müdahale etmiş.

Bir süre sonra olaya Esra Erol da dahil olmuş ve 2 saat süren ikna çalışmalarının ardından olay tatlıya bağlanmış. İntihar etmekten vazgeçen şahıs ise ifadesi alınmak üzere karakola götürülmüş.

Valla bu kadınlara helal olsun demek istiyorum. Televizyonda ayrı, yolda ayrı hayat kurtarıyorlar. Tamam ekranlarda farklı bir iş yapıyor olabilirler ama sonuç olarak bu da bir topluma hizmettir. Belki intihar etmek isteyen arkadaşın sorunlarına da çare olabilirler. Kim bilir...

(0) (0)
Best movies 16.01.2020 10:38

Cem Yılmaz'a göre memlekete kötülük yapan 3 ünlü

İbrahim Selim ile Bu Gece programına konuk olan Cem Yılmaz'ın, sosyal medyadaki yorumlara göre belirlediği listedir. Buna göre memlekete kötülük eden kişiler kendisi, Tarkan ve Athena Gökhan. Sözde illuminaticiymiş falan da filan. Böyle makaraya sararlar sizi işte.

Cem Yılmaz'ın yanıtı Gökhan Özoğuz'un da hoşuna gitmiş, cevap vermiş;

(0) (0)
sensiz25 16.01.2020 10:31

Bülent Ersoy'un uçağı kaçırınca havalimanı çalışanlarıyla tartışması

Sevilen sanatçı Bülent Ersoy, 1 milyon liralık konserine gitmek için yola çıkmış. Antalya'ya gideceğin uçağı kaçıran Ersoy, bu konudan şirket çalışanlarının sorumlu olduğunu söyleyerek İstanbul Havalimanı'nda kavga çıkarmış. Yaşanan gerginlik sonrası ise bazı şirket çalışanları ifade vermeye gitmiş.

Posta'da yer alan habere göre: konser programı için Antalya'ya gitmek üzere İstanbul Havalimanı'na gelen Bülent Ersoy'u, uçağının kalkmasına 10 dakika kala girdiği havalimanında tekerlekli sandalye hizmeti veren şirket çalışanları karşılamış.

Uçağa binmek için geç kalan Bülent Ersoy, uçağın kapı kapattığını öğrenince adeta deliye dönmüş. Uçağı kaçırmasından şirketin çalışanlarını sorumlu tutan Ersoy, çalışanlara hakaretler yağdırmış.

Olayın ardından bir süre telefonla görüşen Ersoy'un bu görüşmesinden sonra bazı şirket çalışanları savcılık talimatıyla ifade için karakola davet edilmiş. Sanatçının Antalya'da vereceği ve 1 milyon TL'ye anlaşmasını yaptığı konserini kaçırdığı için son derece sinirli olduğu görülmüş.

Uçak kalkmadan 2 saat önce havalimanında oluyoruz genelde. Bu normal halk için böyledir. Bülent hanım 10 dakika kala uçağa gitmiş. Burada sorumlu havaalanı çalışanları mı oluyor? Kızmak için bahane arıyormuş sanırım. Kaçırdığın 1 milyonluk konser de senin suçun, kusura bakma.

(0) (0)
sonelf 16.01.2020 09:53

İranlı spikerlerin ülkedeki rejime isyan etmesi

İran devlet televizyonlarında çalışan 3 ünlü spikerin, İran'ın füze saldırısıyla Ukrayna uçağını yanlışlıkla düşürüp onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açması olayında yalan söylemek zorunda kaldıklarını belirterek görevlerinden istifa etme kararı almasıdır. Onurlu davranış bunu gerektirirdi zaten. Ama demek ki bu kanallar yıllardır böyleydi. O zaman şimdiye kadar neden bırakmadınız derler...

Kanal 2 televizyonunda görevli ülkenin en ünlü sunucularından Gelare Jabbari Instagram hesabından yaptığı paylaşımda, “İnsanlarımızın öldürülmüş olduğuna inanmak benim için çok zor. Bunu geç fark ettiğim için beni bağışlayın. Ve 13 yıldır size yalan söylediğim için beni affedin” demiş.

Zahra Khatami de İran devlet televizyonu IRIB’den istifa ederek, “Bugüne kadar beni ana haber sunucusu olarak kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Televizyona geri dönmeyeceğim. Beni affedin” ifadesini kullanmış.

Çalışma arkadaşı Saba Rad da, “Kariyerimdeki tüm yıllar boyunca desteğiniz için teşekkürler. Radyo ve televizyonda 21 yıl çalıştıktan sonra medyadaki görevime devam edemeyeceğim. Edemem” diyerek vedasını duyurmuş.

(0) (0)
t_luffy 15.01.2020 17:26

Hekimoğlu dizisinde yanlış antibiyotik kullanımına değinilmesi

House M.D dizisinin Türkiye uyarlaması olan dizi Hekimoğlu, yayınlanan üçüncü bölümüyle de reytinglerde üst sıraları bulmuş.

Aynı zamanda bazı sağlık olaylarına da göndermelerde bulunan popüler dizi, yanlış antibiyotik kullanımına da dikkat çekerek halkın beğenisini kazanmış.

Ana hikayede iki bebek antibiyotiğe dirençli olan bir bakterinin bulaşması sonucu hastalanmış, Hekimoğlu ve ekibi de tedavi edebilmek için oldukça çaba harcamıştı. Denedikleri tüm tedavilere rağmen bir noktada çözümsüz kalan Hekimoğlu kendi üslubu ile “Bizim hatamız biliyorsunuz değil mi? Ota, böceğe antibiyotik yazarsan böyle olur. Soğuk algınlığımı, burnun mu akıyor, al antibiyotik..Bu süper bakterileri biz yetiştirdik. El bebek gül bebek baktık büyüttük, şimdi racon kesiyorlar” diyerek yanlış antibiyotik kullanımına dikkat çekmiş.

(0) (0)
umutsedef 15.01.2020 15:49

Demet Özdemir'in 4 bin dolara geçmişini sildirmesi

Özel hayatıyla sık sık gündeme gelen, daha önce adı Seçkin Özdemir, Kaan Yıldırım, Oğuzhan Koç, Can Yaman gibi oyuncularla anılan Demet Özdemir'in hakkındaki aşk haberlerini Google'da alt sıralara aldırmak için yaptığı çalışmadır. Bunun için avukat tutup şirketlerle görüşmelere bile başlamış. Normalde magazin dünyasındakiler adını duyurmak için can atar, reklam peşinde koşar. Demet kızımız niye böyle bir işe kalkışıyor ki? Yoksa ufukta düğün mü var...

(0) (0)
darall82 15.01.2020 14:58

Nike'tan Çin geleneklerine saygı duruşu: Koşan kadınlar reklamı!

Dizi, film ve reklamalrın genç nesillerin eline teslim edilmesiyle çok hoş işler çıkmaya başladı. Uluslararası firmalarda çalışan yeni neslin öncülük ettiği bu yeni akımda en çok hoşuma giden şey ise yerel pazarlarda gelenek ve göreneklerin hikayelere çok güzel bir şekilde yediriliyor olması.

Bunun en son örneğini de dünyaca ünlü spor ayakkabı üreticisi Nike'tan gelmiş. Nike Çin Yeni Yılı için hazırladığı reklam filminde bir teyze ile yeğeni arasındaki yıllar süren kovalamacaya ortak oluyor.

Batı yeni yıl kutlamalarını ardında bırakıp mesai rutinine ısınadursun, Çin kendi takviminin yaklaşan etkinliklerinden birini kutlamaya hazırlanıyor. 25 Ocak’ta kutlanacak Çin Yeni Yılı için iletişim çalışması gerçekleştiren büyük markalardan Nike da -etkinliğin ruhuna uygun düşecek şekilde- ülkedeki yeni yıl geleneklerinden birini odağına alan bir reklam filmiyle hedef kitlesinin karşısına çıktı.

Yeni yıl döneminde büyüklerin küçüklere kırmızı zarf (hongbao) hediye etmeleri geleneğini konu alan reklam filminde, yeğenine hediye vermek için her yıl canını dişine takan bir teyze ile saygı icabı teyzesinin hediyesini geri çevirmenin yollarını arayan yeğeni arasında yaşanan ve yıllar boyu süren kovalamaca anlatılıyor.

Sizi bilmem ama reklam filminde anlatılanlar ve anlatım dili bana çok samimi geldi. Oyuncuların performansı da gerçekten çok iyiymiş. dilerim bizde de sadece dini ve milli bayramlarda değil diğer pek çok alanda ve ürün ve hizmey rekllamında da daha çok anadolu geleneklerini görürüz.

(0) (0)
guclup 15.01.2020 14:54

Sinema tarihinde çıplaklık içeren ilk film: Hypocrites

Dünya tarihinde birçok ilk var. Her şeyin bir ilki olduğunu düşünürsek de ortaya inanılmaz bir liste çıkar doğal olarak. Ama bugün hepsine girmeden tek bir konuya odaklanacağız. Sinema tarihinde bir insanın tamamen çıplak göründüğü ilk sinema filmi: Hypocrites.

1915 tarihinde yapılmış olan bu filmin yönetmeni Lois Weber. Provakatif ve muhalif bulunan film Ohio'da yasaklanıyor ve New York'ta da protestolara sebep oluyor.

Yayınlandığı yıla göre gayet cesurca bir iş yapmış Lois Weber. Doğru bulursunuz veya bulmazsınız tabi farklı bir durum ama filmin yasaklanmasının sebebi çıplaklık değil de, muhalif tavrından dolayı olması da ilgi çekici gibi duruyor. Adam resmen yürek yemiş. Hem muhalif hem de çıplaklık içeren bir film yaparak pek çok şeyi göze almış görünüyor.

(0) (0)
UMTSZ 15.01.2020 14:47

Dünya'daki ilk sinema filmi Roundhay Garden Scene

sinema salonları, videolar, televizyonlar, tabletler, cep telefonları, internet ve nihayetinde netfilix ve benzeri pek çok dijital platformda ayıla bayıla izlediğimiz birbirinden ilginç sinema filmleriyle teknolojinin de avantajıyla gelecekten tutun da geçmişe kadar pek çok zaman dilimine gitmiş gibi oluyoruz. peki hiç düşündünüz mü bu büyülü macera nasıl başladı, yani ilk sinema filmini kim yaptı ne zaman yaptı neden yaptı diye?


Ben zaman zaman düşünür öğrendikçe de o ilklerin verdiği büyülü hazzı ilklere imza atanlarla yeniden yaşamış gibi olurum. "Kardeşim bana ne senin yaşadıkalrından beni nostaljiyle, duyguyla oyalama sadede gel ilk film diyordun sinema diyordun" dediğinizi duyar gibi oluyorum. ve hemen ilk film konusuna dönüyorum.

Evet, tarihte bilinen ilk sinema filmi; adını Guinness Rekorlar Kitabına dünyada varlığını sürdürebilen en eski film olarak da geçiren; Fransız mucit Louis Le Prince tarafından kayda alınan 1888 yapımı sessiz kısa film Roundhay Garden Scene'dir.

Saniyede 12 kare hızında kaydedilen bu ilk sinema filminin çekimi de sadece 2.11 saniye sürmüş. Bilmeyenler için bunu da açıklamış olalım günümüz sinema filmleri saniyede 24 kare olarak çekilirler. Hatta filmler tv'de yayınlandığında tv'ler saniyede 25 kare olduğundan siz de farketmişsinizdir film hızında bir tuhaflık yaşanır.

İşte bu hızda yaşanan sorundan dolayı günümüz akıllı tv'leri araya bir 25. kare eklerler ki filmler tv'de de normal izlenebilsin.

(0) (0)
levanten 15.01.2020 13:39

Tatlı krizine sokan Ezgi Mola'lı Eti Browni Intense reklamı

ETİ, daha önce de reklamlarında oynattığı Ezgi Mola'yla iş birliğini Browni Intense filminde sürdürüyor. Doğrusu bu reklam için böyle sempatik bir oyuncuyla devam etmeleri güzel olmuş. Ezgi Mola rüyasında Intense yiyip mutlu oluyor ama uykudan uyanınca kriz başlıyor. O krizi de cebinde taşıdığı Browni Intense ile yatıştırıp mutluluğu yakalıyor.

Reklamda Ezgi Mola'nın sadece iç sesinin, aklından geçenlerin yansıtılması da ayrıca başarılı bir konsept. Oyuncunun konuşmadan verdiği tepkilerse çok sevimli.

Prodüksiyonu PToT Films üstleniyor. Reklam filminin yönetmenlik koltuğunda ise Aile Arasında filmi ve Atiye dizisinden hatırlayacağımız Ozan Açıktan oturuyor.

KÜNYE

Reklamveren: ETİ
Reklam Ajansı: Propaganda
Prodüksiyon Şirketi: PToT Films
Yönetmen: Ozan Açıktan
Müzik: Jingle Jungle

(0) (0)
wallky 15.01.2020 13:02

TV+'ın Hollywood filmlerine taş çıkartan 'Her duyguya yer var' mottolu reklamı

İçerisinde birçok kanalın bulunduğu ve birçok farklı içeriğe sahip televizyon platformu TV+, yayınlamış olduğu yeni reklamıyla gerçekten şahane bir işe imza atmış.

150'den fazla kanal bulundan platform, her zevke göre içeriğe sahip. Reklamında da bunu vurgulamak için çok farklı bir yola başvurarak yaratıcı bir reklam filmi ortaya koymuşlar. Türkiye'de bu tarz reklamlara pek alışık olmadığımız için izlerken büyük bir dikkatle izledim ve gerçekten keyif aldım. Kısa film tadında bir iş olduğunu söyleyebilirim. 

Turkcell Marka ve Pazarlama İletişimi Direktörü Ahmet Yaman, kampanyaya ilişkin, “İletişim kampanyamızı insanı odağa alarak planladık. TV+ içeriğinin zenginliği kadar, o içeriğin yaşattığı duyguları da öne çıkardık. İnsanların dikkatini çekerek hem gönüllerinde hem de akıllarında nasıl yer alabileceğimizi düşündük. Tüm bunların sonucunda reklam kampanyamız ortaya çıktı. Reklam filmimizde dünya sinemasının klişe sahnelerine yerel dokunuşlar yaparak izleyicileri yakalamayı hedefledik. Hazırlıklar ve çekimler esnasında reklam filmimizin sinema tadında olmasına özen gösterdik. Kalabalık bir ekibin emeğiyle ortaya çok güzel bir iş çıktı” değerlendirmesinde bulunmuş.

(0) (0)
Hanzala2344 15.01.2020 12:41