
Doğa programlarını seven biri olarak böyle bir karşılaştırmanın yersiz olmayacağını düşündüm. İkisi de doğada hayatta kalmayla ilgili çok faydalı programlar yapıyorlar.
İki ismin de geçmişinden bahsetmek gerekirse Bear Grylls biraz daha uçuk kaçık bir abimizdir. Böcek yer, çekinmeden çekirgeleri hüpletir, ölmüş devenin içine girip ısınır falan. İğrenç işlerin adamıdır. Programında gerekli bilgileri verir, bilgilendirici bir şahsiyettir ama şov yapmayı da sever. Biraz daha reytinge yönelik işlerin adamıdır. Onu ünlü yapan da bunlardır zaten. Yoksa kim ne yapsın dağda tepede tek başına gezen adamı. Bu arada şovu sever ama bilgili adamdır. Geçmişte ordu mensubuymuş. Siyah kuşak karateci. Ve Everest dağına tırmanan en genç dağcı olarak da rekorlar kitabına adını yazdırmış bir isim. İtici ve bayık biri değildir. Kendisini izletir.
Gelelim Serdar Kılıç'a... Bizdendir. Gerçekten iyi bir akademik kariyeri vardır. Çocukluğundan beri doğayla arasında müthiş bir dostluk olduğu için o da doğanın dilini iyi bilir. Jeoloji mühendisi olduğunu da duymuştum. Şovu sevmez. Boş konuşmaz. İşini yapar, bilgisini verir ve gider. Klas adamdır. E tabi Türk olması da bizi kendisine biraz daha yakın kılıyor. Bear Grylls'in bildiği her şeyi bilir ama garip garip hareketlere girişmez. Bizim toprakları iyi tanır. İnsanımızı iyi bilir. O yüzden bir seçim yapmak zorunda kalsaydım Serdar Kılıç'ı seçerdim. Biraz soğuk biri gibi durabilir ama izlemeye devam ettikçe kendisini sevdirir. En önemli özelliklerinden birisi de pek tarzı olmadığı için böcek falan yemez.
Velhasıl kelam ikisini de severiz ama Serdar Kılıç bir adım daha önde olabilir. Bizim toprağın insanı olduğu için anlatımı bize hitap ediyor.